6 Nisan 2020 Pazartesi
Boşanmak isteyince kayınpederi tarafından silahla vuruldu

Boşanmak isteyince kayınpederi tarafından silahla vuruldu

Gaziantep’te 1 buçuk yıl önce boşanmak istemesi nedeniyle kayınpederi tarafından tabancayla vurulan 2 çocuk babası M.F.Ö., tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kayınpederi A.K.’nın tutuklanmasını talep etti.

Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde ikamet eden M.F.Ö., 8 yıl önce eşi Y.Ö. ile evlendi. 1 buçuk yıl önce ailevi nedenlerden dolayı eşiyle anlaşamayan M.F.Ö. boşanma kararı aldı. Boşanmak için mahkemeye başvuruda bulunan M.F.Ö.’nün başvurusu mahkemece kabul edildi. Bunun üzerine kayınpeder A.K., damadı M.F.Ö.’yü konuşmak üzere yanına çağırdı. 9 Aralık 2017'de kayınpederinin oturduğu siteye gelen damat, kayınpederinin otomobiline bindi. Kayınpederinin konuşma yapmadan otomobilden inerek yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancasıyla kendisine doğru ateş ettiğini öne süre damat M.F.Ö., vücudunun 4 yerine isabet eden kurşunlarla yaralandığını söyledi. Olayın ardından gözaltına alınıp nöbetçi mahkemeye sevk edilen A.K.'nın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını söyleyen M.F.Ö., kayınpederinin kendisini öldürmeye kalkıştığını iddia etti.

"ADALETİN YERİNİ BULMASINI İSTİYORUM"

Kayınpederinin tutuksuz yargılanmasına tepki gösteren 2 çocuk babası M.F.Ö., "Ben 2011 yılında evlendim. 2017 yılının 9’uncu ayından itibaren eşimle aramda geçen geçimsizlikten dolayı boşanmak için mahkemeye müracaat ettim. 2017 yılının 12’inci ayın 5’inde boşanma dilekçem kabul edildi. 12’inci ayın 9’unda ise eşimin babası tarafından görüşmek üzere evine davet edildim. Yalnız ben bu davete icabet ettiğim sırada sitesinin içerisinde aracında oturmaktaydı. Ben de geçip kendisinin aracının yolcu koltuğuna oturdum. Beraber oturduğumuz sırada henüz beni dinlemeden veya herhangi bir şey sormadan aracından inerek, silahına davranıp direk beni öldürmeye teşebbüs etti. Kendi imkanlarımla olay yerinden uzaklaştım. Yol üzerinden alabileceğim ilkyardımı aldım. Çevredekiler ambulans çağırdı ve bir şekilde hastaneye intikal ettim, ama beni öldürmeye teşebbüs etmesine rağmen denetimli serbestlikle bu şahıs serbest bırakıldı. Denetimli serbestliği ihlal etmesine rağmen mahkemeye tutuklanma talebini bildirmemize rağmen hala dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Biran önce konunun ilgili makamlarca araştırılmasını, haklının ve haksızın ortaya çıkartılmasını istiyorum. Neden kurşunlandığımı, neden öldürülmek istendiğimi bilmek istiyorum. Bana bunu neden yaptığını bilmiyorum. Ben hukuki hakkımı kullanmak istediğimden dolayı mı saldırıya uğradım? Kızından boşanmak istediğim için mi saldırıya uğradım? Dosyada bütün raporların mevcut olmasına rağmen neden hala o şahıs serbest? Neden ilgili makamlar konuyla yeterince ilgilenmiyor? Bu konudan dolayı mağdur ve mustaribim. Biran önce ilgili makamlarca hukukun yerine getirilmesini, adaletin yerini bulmasını istiyorum” dedi.

M.F.Ö., emsal olaylarda zanlıların tutuklu olarak yargılandığını sözlerine ekledi.

DAVADA HAK İHLALİ İDDİASI

Dava hakkında bilgi veren M.F.Ö.’nün avukatı Güngör Sancılı, davada hak ihlali olduğunu savunarak şunları söyledi:

“Müvekkilim, 2019 yılının başlarında tarafımıza başvurarak bir boşanma davasının olduğunu, bu boşanma davasına ilişkin olaraktan bir ceza davasının olduğuna ilişkin tarafımıza başvurmuştur. Boşanma davasının 2018 yılının Ocak ayından beri devam ettiğini hala bir ilerleme olmadığını gördük. Devamında tanıkların dinlenmediğini anladığımız kadarıyla karşı tarafın bir takım baskılarının olduğunu sezdik ve bu durumu kendisiyle paylaştık. Boşanma davası sürdüğü sırada kayınpederinin yanına konuşmaya gittiğini, konuşma sırasında arabanın içerisinde 2 dakika kadar bir konuşma olduktan sonra kayınpederin araçtan inerek kendisine doğru 5 el bir ateşte bulunduğunu ve ateşli silahla yaralanma olduğunu gördük. Bununla ilgili olarak yapılan yargılama ve soruşturma neticesinde sanığın nöbetçi hakime çıkaraktan yaralama suçundan tutuklamaya sevk edildiğini ve ilgili nöbetçi hakimin tutuklama kanaatini getirmeyerekten sanık hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılması ortaya çıkmıştır. Soruşturma aşamasında ilgili Cumhuriyet savcısıyla yapılan görüşmelerde dosyaya katkıda bulunabileceğimiz ve sağlayabileceğimiz tüm evrakları tedarik etmeye çalıştık. Neticede 16’ncı Sulh Mahkemesinde konuya ilişkin iddianame ortaya çıkmıştır ve kabul olmuştur. Bu iddianamede sanık, kasten yaralama hatta yaralama olup parantez içerisinde teşebbüs aşamasında bir iddianame düzenlenip, yargılanması sağlanmıştır. Bu süre zarfı içerisinde, bizim özellikle belirtmeye çalıştığımız hususlardan bir tanesi de sanığın eyleminin yaralama suçu değil özellikle ve özellikle kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin olduğunu bastıra bastıra yinelememize, ilgili evrakları sunmamıza rağmen sanığın soruşturma aşamasında sorgu mahkemesi tarafından hakkında uygulanan adli kontrol tedbirine dair uymaması, bununla ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından ihlalin olduğunu belirten tutanağı ilgili Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine rağmen, sanığın bu aşamada tutuklanmaması, bizce bir hak mahrumiyetine sebep olmuştur. Yargılamanın seyrini olumsuz etkilemiştir. Müvekkilimiz bu durumdan olumsuz etkilendiği gibi almış olduğu darbe sayısı yaralanmaya yönelik olmayıp hayatına yönelik kasti bir davranışın altında ciddi anlamda maruz kalmıştır. Bu aşamada içinde bulunduğu ruh hali kendisini olumsuz etkilemiştir. Gerek ailesel, gerekse çevre ve sosyal açıdan birçok olumsuz tepkilerle karşılaşmıştır. Sanığın bu aşamada serbest kalması hem hukuku hem adaleti hem de karşılıklı olaraktan hak ve menfaatin ihlaline neden olmuştur. Sonuçta istenmemiş bir eylem dahi olsa sanığın bir el ateş etmeyip, 5 el ateş etmesi ateş etmesinin ardından eylemine silahının tutukluk yapmasıyla son vermesi müvekkilimizin yaralanması eyleminden sonra kendi imkanlarıyla olay yerinden kaçıp, hastaneye sığınması sanığın tüm bu eylemleri geçmişe dönük olaraktan, boşanmadan dolayı bir husumetin olması, bunlarla birlikte değerlendirilince eylemin yaralama olmadığı adam öldürmeye teşebbüs olduğunu biz defalarca belirtmemize rağmen hala ilgili yerel mahkeme bu konuda ısrarlı bir şekilde davayı görmüş olması bizce ciddi anlamda hak ihlaline sebep olmuştur.”

"BÖYLE BİR OLAY YAŞANDIĞI İÇİN PİŞMANIM"

16’ncı Asliye Ceza Mahkemesinde tutuksuz yargılanan kayınpeder A.K. ise 11 Haziran’da görülen duruşmada verdiği ifadesinde, “Müşteki benim damadım olur, şu an itibari ile kızım ile boşanma davaları devam ediyor. Bu olayın öncesinde kızım ile damadımın arasında uzun süreden beri devam etmekte olan birtakım ailevi sıkıntılar vardı. Bu olaydan bir gün öncesinde müştekinin babası benim oğlumu ve kızımı tehdit etmişti. Olayın yaşandığı gün müşteki benim yaşamakta olduğum sitenin önüne gelerek telefonla beni aradı ve aşağıya inmemi istedi. Ben de bunun üzerine aşağıya indim. Aşağıya indikten sonra da aracıma binerek sitenin etrafında bir tur attım. Sitenin ön tarafına geldiğimde müştekiyi diğer kızım ile konuşurken gördüm. Beni görünce kızımı iteledi. Bunu görünce araçtan indim ancak müşteki arabama binmemi istedi. Ardından ben aracıma bindim ve kendisi de yolcu koltuğuna oturdu. Ben önce kendisine buyur ne konuşacaksan konuşalım demiştim. O esnada müşteki elini kolunu sallamaya başladı ve bana da küfürler etti. Kendisi çok sinirliydi. Bu esnada müşteki elini beline götürünce ben de yanımda bulunan tabancayla müştekinin ayaklarına doğru 2 el ateş ettim. Böyle bir olay yaşadığım için son derece pişmanım” dedi.

21.06.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz