19 Aralık 2018 Çarşamba
Taşdoğan’dan önemli çağrı

Taşdoğan’dan önemli çağrı

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yaptığı konuşmada, dünyada ve Türkiye'deki otizm ile down sendromlu bireylerin sayılarına dikkat çekerek, bu hastalığın erken yaşta teşhis ve acil durumlarda müdahale teknikleri alanında çalışma yapılması için destek çağrısında bulundu. 

Milletvekili Muhittin Taşdoğan, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında dünyada her 68 çocuktan biri otizmli olarak dünyaya geldiğini, ülkemizde ise 1 milyondan fazla bireyin otizmli olduğunu belirtti. Otizmi tarif eden Taşdoğan, "Otizm onun yalnızca bir parçasıdır, tamamını tek başına anlatamaz. Onun algılarında düzensizlikler vardır, günlük hayatta sizlerin farkına bile varamayacağınız sıradan görüntüler, hareketler, ışıklar, sesler, kokular, tatlar ve dokunuşlar onu çok rahatsız edebilir. Kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Kelime haznesi sınırlıdır, anlayış ve sabır göstermelisiniz. Dil onun için çok zor olduğundan görsel odaklıdır. Yapması gereken şeyleri söylemek yerine ona göstermelisiniz. O soyut düşünemez ve dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlar. Otizmin, O’nun farklı yeteneklerini görmenize engel olmasına müsaade etmeyin Yapamadıkları yerine yapabildiklerine odaklanın ve bunlar üzerinde gelişmesini sağlamaya çalışın. Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirler. Ama yalan söylemezler. Oyunlarda hile yapmazlar, arkadaşlarıyla dalga geçmez ve insanlara ön yargılarla yaklaşmazlar biliyor muydunuz? Evet Otizm “bir gelişim bozukluğudur” diyebilirdim. Ancak bu şekilde daha anlaşılır olduğu kanaatindeyim. Bilim adamları nedenlerini henüz tam olarak tespit edemese de otizmin genetik bir altyapısı olduğu görüşü ağır basar. Otizmli çocuklar da diğer tüm çocuklar gibi büyür, öğrenir ve ebeveynlerinin, öğretmenlerinin, kardeşlerinin, arkadaşlarının ve doktorlarının sevgisini, sabrını ve anlayışını gördüklerinde gelişerek daha parlak bir geleceğe sahip olabilir" dedi.

DOWN SENDROMLU BİREY SAYISI

Milletvekili Taşdoğan, down sendromunun ise bir hastalık değil, genetik farklılık olduğunu vurguladı. Dünyada 6 milyonun üzerinde down sendromlu birey yaşadığına dikkat çeken Taşdoğan, Türkiye'de ise 100 binin üzerinde downs sendromlu bulunduğunu ifade etti. Dünyada her 800 çocuktan birinin down sendromlu olarak dünyaya geldiğini vurgulan Taşdoğan, "Down sendromlular genel olarak yaşıtlarından daha yavaş büyüseler ve zihinsel gelişimleri geriden gelse bile, uygun eğitim programları ile toplumsal hayata katılabiliyor, katkıda bulunabiliyor ve çeşitli başarılar kazanabiliyorlar. Ve bu durum onların duygularında eksiklik olduğu anlamına gelmiyor. Her iki durumun da çocuğun yetişme tarzı, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi gibi etkenlerle hiçbir ilgisi bulunmamakta her toplumda, her coğrafyada, her kültürde her millette ve her ailede görülebilmektedir, Bu durumlar yaşam boyu etkisini göstereceğinden dolayı bireyin gelişimine yönelik en etkili yöntem, erken yaşta teşhis ve sonrasında yürütülecek özel eğitim süreçleridir. Bunun için erken teşhis ve acil durumlarda müdahale tekniklerine öncelik verilmelidir. Erken yaşta eğitime başlanması, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek tedavi yöntemidir. Ailelerin bu özel eğitim sürecine katılması ve desteği de büyük önem taşıyor. Ayrıca etkileri yaşam boyunca süreceğinden dolayı ailelerin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.

EĞİTİM ÇAĞRISI

Taşdoğan, otizm ile doqn sendromlu bireylerin ailelerinin hem maddi hem de manevi beklentileri olduğunu hatırlatarak, "Verilen bu önerge ile hem Otizmli hem de Down Sendromlu bireylerin tüm sorunlarının tespiti ve çözüm getirilmesi, onların yaşamlarına olumlu katkılar yapılarak hayata tutunmalarını büyük bir vazife olarak görüyoruz. Bu ailelerin öncelikle üzerinde yoğunlaştıkları beklentiler EĞİTİM alanındadır. Aileler, çocuklarının gereksinimlerini karşılayacak, bağımsızlıklarını artıracak yoğun bireysel eğitimin sağlanmasını istemektedirler. Özellikle sabır ,anlayış ve mümkün olduğunca sevgi ve ilgi en etkili sonuç için mecburidir. Down Sendromu ve Otizm hem dünya hem de ülkemiz için sorundur. Fakat Down Sendromlu ve Otizmli bireyler bizim kıymetimizdir. Onları anlamaya çalışacağız ve koşulsuz seveceğiz Çünkü buna değerler. Ancak sevgimizle, anlayışımızla yol gösterirsek yol alabilirler. Gelin hep beraber, sahildeki deniz yıldızını engin sulara kavuşturan genç gibi bu çocuklarımızın hayatına dokunalım. Bu yıldızlarımızın hayatlarına dokunalım ve bir farkındalık ortaya koyalım. Onlarla, aileleriyle temas kuralım.

O ailelere ve çocuklarımıza destek olalım ve yıldız kazanalım" diye konuştu.

7.11.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz