19 Eylül 2018 Çarşamba
“Yaralarına merhem olmak istedim”

“Yaralarına merhem olmak istedim”

Şehitkamil Belediyesi’nin örnek projesi olarak gösterilen ‘Merhamet Eli’ projesi kapsamında, Yetim Koordinasyon merkezinde gönüllü olarak eğitim veren Abdulkadir Damar kendisinin de küçük yaşta anne ve babasını kaybettiğini belirterek, “Küçük yaşta anne ve babamı kaybettim. Bu yüzden onları anlıyorum. Açıkçası yaralarına çok fazla merhem olamam ama benim çektiğim sıkıntıları onların çekmemesi için onlara merhem olmaya çalıyorum” dedi.

Şehitkamil Belediyesi Yetim Koordinasyon Merkezi’ndeki çocuklara eğitim veren Abdulkadir Damar burada bulunan çocukların yaşayışları ve öğrendiklerinin hayatlarına etki ettiklerini söyleyerek, “Bülent Ecevit Üniversitesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirdim. İstanbul’da sahne sanatları ve oyunculuk üzerine eğitim aldım. Burayı ablam sayesinde keşfettim. Ablamın eşi vefat edince çocukları ve kendisi buradaki aktivitelerin ne olduğunu biliyordu. Burası hem ebeveynlere hem de çocuklara sahip çıkmaya çalışan bir kurum. Ben tatil zamanlarımda mutlaka buraya gelirdim. İlerde buraya gelirsem en ufak bir görev, ne olursa olsun sırtlanırım diye düşünüyordum. Sonra buraya yerleştim ve ne yapabilirim diye düşündüm. Oyunculuk eğitimi aldığım için de çocuklara kişisel gelişim, drama eğitimi vermek istedim. Ben 13 yaşında annemi ve babamı kaybettim. Bu yüzden onları anlıyorum. Açıkçası yaralarına çok fazla merhem olamam ama benim çektiğim sıkıntıları onların çekmemesi için biraz onlara merhem olursam ne mutlu diye düşündüm. Onların bu zamanlardaki yaşayışları, öğrendikleri hayatlarına çok etki ediyor. Biz ‘büyüyünce unuturlar’ diye düşünüyoruz ama bütün bilinç altları bu yaşlarda doluyor. O bilinç altlarını ne kadar düzenli, ne kadar temiz, hayale ve ahlaka dayalı tutarsak o kadar sağlam bireyler yetişir diye düşünüyorum. Açıkçası beni buna iten şey benim yaşadıklarımı onların yaşamamasını istediğimi için ve onların daha güler yüzlü, psikolojilerinin daha düzgün olmaları, vatana, millete hayırlı evlat olmalarını istediğim için buradayım” ifadelerini kullandı.

“TIRTILIN KOZASINDAN ÇIKMASINA BENZİYOR”

Çocukların gelişimini tırtılın kozasından çıkmasına benzeten Damar konuşmasının devamında ise, “Yetim ve koordinasyon merkezinde 1,5 aydır eğitim veriyorum. Buraya gönüllü olarak geliyorum. Burada öncelikle çocuklar için hayatlarının sonuna kadar önemli olan insanlarla iletişimini, kendileri ile iletişimini sağlamaya çalışıyorum. Kendi hayal dünyalarında kendilerini keşfettirmeye, özlerine indirmeye çalışıyorum. Zeka aklı kullanabilme becerisidir. Fakat bazen çevresel faktörler ve aile zararlı etken oluşturabiliyor. Çocukları oyun oynamak, gülmek güldürmek gibi eylemlerden öyle bir kısıtlıyoruz ki haliyle böyle kısıtlama olunca da çocukların gelişimini kendi ellerimizle engelliyoruz. Çocukların birbirleriyle oyun oynaması, iletişim kurması, bir şeyleri kurgulaması ve buna inanması o kadar önemli ki bu tırtılın kozasından çıkmasına benziyor. Biz orada kelebeği yalnız bırakırsak kanatları zayıf bir şekilde uçamaz, biz yardımcı olursak o zaman güzel bir birey yetiştiririz. Kendi aileleri ile yapamadıkları, fırsat bulamadıkları etkinlikleri biz burada kontrollü bir şekilde yapmaya çalışıyoruz şeklinde konuştu.

“GÜZEL PROJELERİMİZ VAR”

İlerleyen zamanlarda bazı projeleri olduğunu ifade eden Damar son olarak ise, “İlerleyen zamanlarda bazı hedeflerimiz var. Biz buradaki hocalarımızla da görüştük. Bir tiyatro gösterimi yapmak istiyoruz. Bunun için de çocuklarda alt yapı olması gerekiyor. Çıkış, heyecan, kontrol gibi bunları şimdiden çalışmalarına başladık. İlerleyen zamanlarda da şiir dinletisi, tiyatro gösterimi gibi çok güzel projelerimiz var” diye konuştu.

 

ÖZEL HABER- BERNA TORUN

18.12.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz