Arşiv      |      Reklam      |      Künye      |      İletişim      |      Sık Kullanılanlara Ekle     
 
 
 
 
• Bahçeli demek, sandık demek          |       • GKV’de öğretmenlere tatil yok          |       • GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı          |       • Feci kaza: 9 yaralı         |       • Yaz okullarına kayıtlar sürüyor         |       • Suriyelilere sosyal uyum rehberi         |       • Sanayi bilimle bütünleşmeli         |       • GKV’nin Erikçe kampı sona erdi         |       • Gayrimenkulde büyük gala          |       • Proje yarışmayla elde edilecek          |                 
 
 
      Anasayfa      |      Güncel      |      Siyaset      |      Ekonomi      |      Spor      |      Yaşam      |
Üye Ol    Parola Hatırlat
 
   
 
Dijital Gazete
       
Maillist
   
Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler
Vefat Edenler
 
Çok Okunanlar
Bahçeli demek, sandık demek (3214)
GKV’de öğretmenlere tatil yok (3033)
GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı (2911)
Feci kaza: 9 yaralı (2891)
Yaz okullarına kayıtlar sürüyor (2855)
Suriyelilere sosyal uyum rehberi (2851)
Sanayi bilimle bütünleşmeli (2831)
GKV’nin Erikçe kampı sona erdi (2797)
Gayrimenkulde büyük gala (2766)
Proje yarışmayla elde edilecek (2743)


altın
Şevki KILIÇ
• TARİH POLİTİKA VE GÜNDEM

Zaman gelir zaman geçer, bazen zamandan öyle bir bahsederiz ki, sanki zamanı yok varsayarız, insanın soyutlama yeteneğini küçümsememek lazım, yıllardan bahsederken, on yılları, yüzyılları binyılları öylesine çabuk tüketiriz ki, dünle bugün arasında ki bağı o kadar çabuk kurarız ve çoğu zaman yanılgılarımızın ana sebebini de, bu acelecilik oluşturur. Düşünmek lazım, insanın bir milyara kadar sayması ne kadar zaman alır, oysa biz düşünmeden bir milyar derken o zamanı öyle bir soyutlarız ki, sanki dün olur zaman. Bu günümüze ilişkin politik davranışlar konusunda da, zamanı pervasızca harcamaktan çekinmeyiz. Yıllar, onyıllar, yüzyıllar öncesinden sanki dün gibi bahsederken, yarınımızı belirleyeceğimizi sanırız. Oysa dünyada politikalar kısa zaman dilimlerine hapsedilmiş şeyler olarak karşımıza çıkmaz, var olan sosyolojik yaşam bir günde, bir yılda değişen şeyler değildir. Öngörüler, planlamalar hiçbir zaman tam olarak gerçekleşemez, bunun nedeni yaşam süreğen bir şeydir ve yaşamı etkileyen unsurlar çok fazladır. Hiçbir zaman yaşamı geniş anlamda planlayamayız, politikaları da planlanmaz kılan bu gerçekliktir. Biz sadece var olan duruma göre stratejimizi belirler ve uygulamadan ortaya çıkan sonuca göre, yeni stratejiler ortaya koyarız. Çok fazla derine gitmeden yaşadığımız topraklardan bahsetmeye başlamak en iyisi gibi geliyor. İstanbul ikibin yıllık geçmişi ile, yaşadığımız coğrafyanın hem beyni hem kalbini oluşturur, günümüz deyimi ile İstanbul hapşursa, Türkiye hasta olur ya da İstanbul öksürse, Türkiye zatürredir. Buradan çıkacak anlam çok karmaşık değildir, İstanbul dünyanın merkez kabul ettiği yerler sıralamasında ilk on içindedir, ve dünya devletleri politikalarını belirlerlerken merkezlerin birbirine olan dengelerini gözeterek hareket etmek zorundadır. Bu zorunluluk ekonomik ve siyasal çıkar çatışmalarından, diğer bir deyişle sınıfsal gurupların çatışmalarından ileri gelmektedir ve her merkezin kendi iç çatışmalarından ayrı, bir de merkezlerin çatışmaları, politikaları istikrarsız ve sürdürülemez kılmaktadır. Onun için gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkeler ve de gelişmemiş ülkeler sıralamasında, her ülkenin kendi iç çelişkileri ve diğerleri ile olan çelişkileri, zaman zaman “sıcak- soğuk” olarak tanımlanan fiili ve psikolojik savaş şeklinde önüne gelmekte ve uzun soluklu politikaları çatışan, siyasi hareketler olarak dünya gündemine getirmektedir. Siyasal merkezlerden biri olan ülkemiz de, politikalarını dengeler üzerine kurmak ve yönetmek zorundadır. Bu bağlamda bulunduğumuz coğrafya dikkate alındığında tarihsel geçmiş ön plana çıkmakta ve siyasi iktidar bu tarihsel geçmişi ne ölçüde güncele taşıyabildiğini ürettiği stratejiler ile ortaya koymaktadır. Ve elbette ki siyasi iktidarın izlediği yol ülke stratejisi olarak bu topraklarda yaşayan tüm sınıfları bağlamaktadır. Bu da, sınıfların iktidar üzerinde etkin olabilmek ve genel politikayı belirlemek üzere iktidarın atacağı adımların yönünü belirlemek için içerde bir çatışmayı kaçınılmaz kılmaktadır.


Bu çerçeve içerisinde gündemde olan olaylar hakkında, okurlarıma elimden geldiğince görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Yorumlarınızla bana katkıda bulunmanız dileği ile…..

 
24 Temmuz 2015 Okunma Sayısı:2130
  Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Sayfayı arkadaşınıza gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Köşe yazısı için eklenen yorumlar
Bu yazı için eklenmiş yorum bulunamadı.
  Yazara ait diğer yazılar
 • CUMHURİYET    [12 Ağustos 2015]
Yazarın 19-06-2007 tarihinden önceki yazıları için tıklayın
Video
   
YAZARLARIMIZ
 
Yakup Çiçek
AHMET HAKANI YALNIZ BIRAKTIK
Veysel KARAYILAN
UMUDUM VAR DÜZELECEK
Murat GÜREŞ
BIÇAK GİBİ
Ali Doğan
ARA BİZE YARAMADI
Halil Yılmaz
ŞEYTAN BUNLARI GÖRÜNCE SELAMA DURUR
Enver BAL
GAZİANTEPSPOR KÜMEDE KALDI
Ahmet BAKIR
ÇEVREM
Celal TOPKAN
ERDOĞAN'I ŞAŞIRTAN 'EVET' VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehdi ANLAROĞLU
KİLİS’TE NELER OLUYOR?
İzzettin Turnalar
ETME…
Merve DURMAM
Elhamdülillah Müslümanız
Burcu KARAKAŞ
Özgür Basın" Ne Demek?
Hasan Işık ÖZYILAN
SİZİN ÇAKRANIZ NEDİR?
S.Taşkın ELMA
BÜYÜKŞEHİRDEN TEK YÖN UYGULAMASI…
Hasan Fuat GÖÇER
HEGEMONYA KIRILMALI
Şevki KILIÇ
CUMHURİYET
 
Site İçi Arama
 
Haberlerde Yazılarda
 
Güncel Anket Arşiv »
 
Gaziantepspor bu sezon başarılı mı?
     
 
RÖPORTAJ
 
 
Linkler Hepsi »
 
Gaziantep Valiliği
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gaziantep Ticaret Odası
Şehitkamil Belediyesi
Şahinbey Belediyesi
gazeteoku
 
 
 
       Anasayfa        |       Arşiv        |       Reklam        |        Künye        |        İletişim        
© 2007 Gaziantep Güncel Gazetesi
site ekle
kaliteli çiçekçiler için doğru seçim
• gaziantep çiçekçi, • gaziantep çiçek,
• gaziantep çiçek siparişi
• online çiçekçi, • çiçek gönder, • yapay çiçek