Arşiv      |      Reklam      |      Künye      |      İletişim      |      Sık Kullanılanlara Ekle     
 
 
 
 
• Bahçeli demek, sandık demek          |       • GKV’de öğretmenlere tatil yok          |       • GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı          |       • Feci kaza: 9 yaralı         |       • Yaz okullarına kayıtlar sürüyor         |       • Suriyelilere sosyal uyum rehberi         |       • Sanayi bilimle bütünleşmeli         |       • GKV’nin Erikçe kampı sona erdi         |       • Gayrimenkulde büyük gala          |       • Proje yarışmayla elde edilecek          |                 
 
 
      Anasayfa      |      Güncel      |      Siyaset      |      Ekonomi      |      Spor      |      Yaşam      |
Üye Ol    Parola Hatırlat
 
   
 
Dijital Gazete
       
Maillist
   
Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler
Vefat Edenler
 
Çok Okunanlar
Bahçeli demek, sandık demek (3154)
GKV’de öğretmenlere tatil yok (2977)
GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı (2864)
Feci kaza: 9 yaralı (2856)
Yaz okullarına kayıtlar sürüyor (2811)
Suriyelilere sosyal uyum rehberi (2794)
Sanayi bilimle bütünleşmeli (2785)
GKV’nin Erikçe kampı sona erdi (2753)
Gayrimenkulde büyük gala (2720)
Proje yarışmayla elde edilecek (2691)


altın
Halil Yılmaz
• BUGÜNLERİ GÖRENLER

1972 yılında kaçak yollarla babamla Beyrut'a gitmiştik. Ben Beyrut'u görünce hayatımda bu kadar büyük ve güzel bir şehri ilk kez görmüştüm.


Beyrut’ta iki gün kaldıktan sonra babamın tanıdığı Antep doğumlu, bizden daha güzel Türkçe konuşan Ermeni asıllı olan bir adamın yanına gittik.


Bana “Hoşgeldin delikanlı, Beyrut'u beğendin mi?” diye sordu.


Bende “Buradan büyük bir şehir var mı? deyince, “Senin gördüğün bu güzel şehir var ya dedi dünyanın en büyük kötü melanet şehridir. Çok geçmez üç beş sene sonra bu şehir yaşayan insanlar birbirini oğlak keser gibi kesecekler. Çünkü kimin doğru, kimin yanlış yaptığını ayırt edemiyorlar” dedi.


Tam 3 yıl sonra yani 1975'te iç savaş çıktı. Bizim hemşehrinin dediğinin fazlası bile oldu. Bu amcanın son sözü “siz gençler yaşadığınız memleketinize sahip çıkın” olmuştu.


Bunun üzerine bende 1975'ten sonra ülke sorunlarının konuşulduğu, tartışıldığı toplantılara katılıyor, dinliyordum. Ülke geleceği ile ilgili sağ-sol ayırt etmeden yasaklı, yasaksız bütün kitapları okumaya başladım.


Şimdi size çok samimi bir itirafta bulunacağım. Bir gün Hüseyin diye bir arkadaşım kendi franksiyonuna mensup aşırı solcu diye bildiğimiz yazarın kitabını getirdi. Kitap yasaklıydı. 12 Eylül gazabında nasılsa kurtulmuş bir kitaptı. Ben kitabı okumaya başladım. Yaklaşık 200 sayfasını okudum. Yazılanları duymak, inanmadığım için okumayı bıraktım. Hüseyin arkadaşımla karşılaştığımda bana böyle bir kitap getirme, okumam ve yırtarım dedim. Hüseyin bana hatırım için yazılanlara inanmıyorsan dahi oku dedi. Kitabı tekrar okumaya başladım. 600'ncü sayfasına kadar tahammül ettim, daha fazlasına dayanamadım, kitabı yırtarak çöpe attım. Bu kitabın okuduğum 600 sayfasında ne yazıyordu. Kitlerin yabancılara haraç-mezat satılacağını, milletin malı olan “Şeker, çimento, demir-çelik fabrikaları, Sümerbank, TEK" gibi kuruluşlar zarar gösterilecek, milletin gözünde düşürüleceğine daha sonra da satılacağına kitabı yırtmama neden olan inanmak istemediğim, çalışmak olduğum kuruluşunda satılacağını yazıyordu. Ben buna inanamazdım, çalıştığım kuruluş Türkiye'nin yatak odasıydı.


Toprakların yabancılara satılacağını inanmadım, inanmakta istemedim. Tam 26 yıl önce bugünleri gören kitabın yazarından arkadaşımdan Hüseyin'den milyonlarca kez özür diliyorum. Şimdi kitabın kalan 600 sayfasında ne yazdığını çok merak ediyor, kitabı arıyor bulamıyorum.


Evren Paşa'nın elinden kurtulan son kitapmış. O zamanlar 30 yaşında bir gençtim. Bu ülkenin değerlerini, kuruluşlarını, hem de çalıştığım geleceğimi, yerimi oğluma bırakacağım kuruluşumun satılacağına inanamazdım. Hele hele borç yüzünden topraklarının satılacağına inanamazdım.


Tam bir yıl önce genel seçimler öncesi hangi partinin ne kadar milletvekili çıkaracağına tartışırken ben iktidar partisinin 350-400 milletvekili çıkacağını savunanlara şu cevabı verdim: Kaç milletvekili çıkaracaklarını bilmem ama bildiğim bir şey var ki 450 milletvekili çıkarsalar da bu kafayla ülkeyi yönetemeyecekleri en genç bir yıl sonra seçim gündeme geleceğini söyledim.


Bu iktidarın ilk icraatı Türkiye'nin geleceği olan ve Güneydoğu'nun tek umudu GAP'ın ödeneklerini 2 milyar dolardan 200 milyon dolara düşürdüler. İnsan yaşamı için olmazsa olmaz sular aktı, bunlar baktı. Rusya'nın kara toprağının tonu 500 dolar, Arapların bir varil çamuru 140 dolar oldu. Bu fiyatlar karşısında hiç bir tedbir alınmadı. Bu fiyatlar artışa devam ederse ne Rusya'nın kara toprağını, nede Arap'ların çamuru alacak parayı bulamayacaklar.


Geçmiş iktidarlar uçak inmeyen havaalanı yapıyorlardı, bunlarda araç geçmeyen yollar yapıyor. Biz 30 milyon dolara yaklaşık 2 bin ağacı keserek 130 aracın dahi geçmediği çevre yolu yaptık. Yapılan duble yollarda geçecek araçta göremeyeceğiz. Zam yaparak insanları tasarrufa zorluyorsunuz. Enerji, su, akaryakıt tüketiminde seferberlik ilan ettiniz de halk size destek vermedi mi. Ama sizin sorununuz enerji, su, akaryakıt değil.


1981 yılında geçici görevle Adıyaman'a gitmiştik. O zaman ülkede sıkıyönetim vardı. Gece saat 03.00 sıralarında kaldığımız misafirhanede askerler gelip bizi aldı.


Adıyaman-Kahta arasındaki bakır teller kopmuştu ve telefonlar kesikti.


Bizi götürdüler saat 5 sıralarında merkez komutanlığına geldik. Merkez Komutanı Albay ve yanında bir Binbaşı oturuyordu. Bizimle giden astsubay tekmil verdi, hatların yapıldığını söyledi.


Albay bize teşekkür etti. “Üşümüşsünüz, oturun, birde çorba için” dedi. Tam bu sırada içeri bir üsteğmen girdi, elindeki teleks emrini Albaya verdi. Gelen emirde duvarlardaki yazıların silinmesi isteniyormuş. Albay bu fikre fikren karşı olduğunu söyledi. Binbaşı yazıların silinmesine niye karşı olduğunu sordu.


Albay ise “O yazılar bir anlam taşıyor. Bu memlekete zarar verenler çıkarsa, bu memlekete zarar vermeye kalkışan olursa bu memleketin sahibi olduğunu ifade ediyor” dedi.


Bu duvardaki yazılar "Faşizme ölüm, emek en yüce değerdir, İnsanca yaşamak istiyoruz, İnsanca, halkça bir düzen, Komünistler Moskova'ya" gibi yazılardı.


Albay, sözlerini şöyle sürdürmüştü: “Öyle bir toplum yaratılmak isteniyor ki gelecekten bu ülkenin köküne dinamit konsa dahi kimsenin kılı kımıldamayacak. Çok yakın gelecekte Ankara başkent olmayacak. Biz 30 yıl önde gittik, bizi yönetenler 30 yıl arkadan geldi. İnşallah ikinci bir Kurtuluş savaşı yaşamayız.”


  

 
07 Ekim 2008 Okunma Sayısı:5861
  Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Sayfayı arkadaşınıza gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Köşe yazısı için eklenen yorumlar
• neco
HALİL ABİ DOĞRU YAZMIŞ MEMLEKETE SAHİP ÇIKALIM
  Yazara ait diğer yazılar
 • ŞEYTAN BUNLARI GÖRÜNCE SELAMA DURUR    [20 Mayıs 2016]
 • AKLIMIZLA ALAY EDİYORLAR PES DOĞRUSU..    [02 Haziran 2015]
 • ANLI YERE DEĞEN ADAMDAN ZARAR GELMEZ MİŞ    [17 Eylül 2014]
 • GİZEMLİ TOPRAKLAR MEZOPOTAMYA    [04 Ağustos 2014]
 • BURHAN CAHİT BİNGÖL    [04 Kasım 2013]
 • MARKA KENTİN GERÇEKLERİ    [23 Mayıs 2013]
 • YENİ ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN SONUCU BELLİ       [11 Eylül 2012]
 • Vahşet yaşanan yere bahar gelmez    [14 Ağustos 2012]
 • 1 MAYIS    [12 Mayıs 2012]
 • Tahmazoğlu, Varoşlardaki yaşam ışığını söndürmeyin    [16 Ocak 2012]
 • UNUTMAYALIM: DOKTORLARDA İNSAN    [26 Temmuz 2011]
 • CHP “İLK”LERİN PARTİSİDİR VE BU İLK DE GERÇEKLEŞTİRİLMELİ    [09 Şubat 2011]
 • BU ÜLKEDE YAŞAMAK    [22 Aralık 2010]
 • İKİ ARADA BİR DEREDE KALDIK    [24 Ağustos 2010]
 • 60 YILDIR DEĞİŞMEYEN ZİHNİYET    [15 Haziran 2010]
 • 2010 YILI EGİTİM YILI OLACAKMIŞ    [20 Nisan 2010]
 • SANAYİDEN KÜNEFEYE DÖNÜŞ    [18 Aralık 2009]
 • CHP VE KARŞITLARI    [03 Kasım 2009]
 • AÇILIMLARIN SONU ATATÜRK VE İLKELERİNİN SONU    [12 Ekim 2009]
 • İKİ BİN ON GEÇE AÇILIYORUZ    [29 Ağustos 2009]
 • YERYÜZÜ CENNETİ: KÖYCEĞİZ    [14 Temmuz 2009]
 • OLMAYAN DÜŞMANI 50 YIL BEKLEMEK    [01 Haziran 2009]
 • KAPTANSIZ GEMİYE BİNDİK, ÇOBANSIZ SÜRÜYE DÖNDÜK    [13 Mart 2009]
 • KİM BULDU ŞEKER'İ? ŞEKER BAL OLMAYA BAŞLADI    [05 Mart 2009]
 • MARKA KENT VE TOPLUMSAL CİNNET    [24 Şubat 2009]
 • KİM BU BİZİM MUSTAFA?    [14 Şubat 2009]
 • GÜZELBEY GÜZEL ADAMDI    [02 Şubat 2009]
 • GAZİANTEP ÇOCUK HASTANESİ SOS VERİYOR    [28 Ocak 2009]
 • Büyük beyaz evde oturacak siyah adam Barack Obama    [31 Aralık 2008]
 • GAZİANTEP TIP FAKÜLTESİ TIP DÜNYASINDA BENDE VARIM DEDİ    [13 Aralık 2008]
 • ÜLKEMİN YATAK ODASINI SATTILAR    [04 Aralık 2008]
 • KRİZLER İÇİNDE GEÇEN KIRK YIL    [09 Ekim 2008]
 • NEREDESİN BATTAL BEY    [03 Eylül 2008]
 • BU ŞEHRİN YÖNETİCİLERİ, İŞVERENLERİ, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ'NE SESLENİYORUM    [27 Mayıs 2008]
 • BİZİM KÖYE KAYMAKAM GELDİ    [22 Mayıs 2008]
 • BARAK OVASI YANIYOR    [01 Mayıs 2008]
Yazarın 19-06-2007 tarihinden önceki yazıları için tıklayın
Video
   
YAZARLARIMIZ
 
Yakup Çiçek
AHMET HAKANI YALNIZ BIRAKTIK
Veysel KARAYILAN
UMUDUM VAR DÜZELECEK
Murat GÜREŞ
BIÇAK GİBİ
Ali Doğan
ARA BİZE YARAMADI
Halil Yılmaz
ŞEYTAN BUNLARI GÖRÜNCE SELAMA DURUR
Enver BAL
GAZİANTEPSPOR KÜMEDE KALDI
Ahmet BAKIR
ÇEVREM
Celal TOPKAN
ERDOĞAN'I ŞAŞIRTAN 'EVET' VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehdi ANLAROĞLU
KİLİS’TE NELER OLUYOR?
İzzettin Turnalar
ETME…
Merve DURMAM
Elhamdülillah Müslümanız
Burcu KARAKAŞ
Özgür Basın" Ne Demek?
Hasan Işık ÖZYILAN
SİZİN ÇAKRANIZ NEDİR?
S.Taşkın ELMA
BÜYÜKŞEHİRDEN TEK YÖN UYGULAMASI…
Hasan Fuat GÖÇER
HEGEMONYA KIRILMALI
Şevki KILIÇ
CUMHURİYET
 
Site İçi Arama
 
Haberlerde Yazılarda
 
Güncel Anket Arşiv »
 
Gaziantepspor bu sezon başarılı mı?
     
 
RÖPORTAJ
 
 
Linkler Hepsi »
 
Gaziantep Valiliği
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gaziantep Ticaret Odası
Şehitkamil Belediyesi
Şahinbey Belediyesi
gazeteoku
 
 
 
       Anasayfa        |       Arşiv        |       Reklam        |        Künye        |        İletişim        
© 2007 Gaziantep Güncel Gazetesi
site ekle
kaliteli çiçekçiler için doğru seçim
• gaziantep çiçekçi, • gaziantep çiçek,
• gaziantep çiçek siparişi
• online çiçekçi, • çiçek gönder, • yapay çiçek