Arşiv      |      Reklam      |      Künye      |      İletişim      |      Sık Kullanılanlara Ekle     
 
 
 
 
• Bahçeli demek, sandık demek          |       • GKV’de öğretmenlere tatil yok          |       • GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı          |       • Feci kaza: 9 yaralı         |       • Yaz okullarına kayıtlar sürüyor         |       • Suriyelilere sosyal uyum rehberi         |       • Sanayi bilimle bütünleşmeli         |       • GKV’nin Erikçe kampı sona erdi         |       • Gayrimenkulde büyük gala          |       • Proje yarışmayla elde edilecek          |                 
 
 
      Anasayfa      |      Güncel      |      Siyaset      |      Ekonomi      |      Spor      |      Yaşam      |
Üye Ol    Parola Hatırlat
 
   
 
Dijital Gazete
       
Maillist
   
Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler
Vefat Edenler
 
Çok Okunanlar
Bahçeli demek, sandık demek (3060)
GKV’de öğretmenlere tatil yok (2889)
GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı (2771)
Feci kaza: 9 yaralı (2763)
Yaz okullarına kayıtlar sürüyor (2719)
Suriyelilere sosyal uyum rehberi (2709)
Sanayi bilimle bütünleşmeli (2695)
GKV’nin Erikçe kampı sona erdi (2670)
Gayrimenkulde büyük gala (2636)
Proje yarışmayla elde edilecek (2596)


altın
İzzettin Turnalar
• KAPILAR…

Daha önce de bir çok kez bakmıştım ve o kapı aralıktı, ya da sadece bana aralanmış olmalıydı. Defalarca geçtim o kapının önünden ve hep aralık bırakıldığını görüyordum. Kapı çok güzeldi, üzerinde bir ustanın elinden çıktığı bir bakışta anlaşılan, insanı çarpan bezemeler, işlemeler, renkler vardı. Kapıya bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. Hatta, güzelliğini seyretmekten, aralık bırakılmış olmasının davetkarlığını bile anlayamıyordum. Kapının güzelliği aklımı almış, onu seyretmekten başka şey düşünmemiştim. Belki de oturduğum semtteki kapılar ne kadar güzel ve davetkar olursa olsun, o kapıları çalmayacağıma dair kendime verdiğim sözdü bunun sebebi. Ama bu söz, o güzel kapıya bakmama engel değildi. Zamanı geldiğinde hala aralık bulursam ve hala davetkarsa o kapıdan içeriye girmeyi çok istiyordum. Kim bilir içeride daha ne güzellikler karşılayacaktı beni. Kapıyı bu kadar maharetle bezeyen ustanın, içeride de insanın başını döndürecek, ağzını bir karış açık bıraktıracak güzellikte bezemeler, işlemeler, süslemeler yapmış olduğu belliydi. Kapının bizatihi kendisi çok şey anlatıyordu içeride olan bitene dair.


Yıllar sonra hayat her şeyi değiştirmiş, kapıyı başka, beni başka bir köşeye savurmuştu. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, özü güzel olan her daim güzel kalıyordu. Zaman elbette değiştiriyor, yıpratıyordu her şeyi. Ama değerine değer de katıyordu ustalıkların. İşte şimdi yine karşımdaydı o kapı, yolumuz kesişmişti yine yaşam sürecinde. Bir sanat eseri gibi, bir anıt gibi önüme çıkıvermişti. Yine aralıktı ve anlıyordum ki bana hiç kapanmamıştı. Bu kez ıskalamak istemiyordum. İçeride beni beklediğini bildiğim nice güzellikleri görmek, tanımak isteğim dayanılmaz bir hal almıştı. Kapıya dokunarak başlamalıydım. Üzerindeki bezemelere, süslemelere usta ellerden çıkmış her bir kıvrıma dokunmalıydım. Dokundum, tek tek inceledim işlemeleri, ne anlama geldiğini sorguladım. Anladım ki yeryüzünde yaşayan hiçbir ustanın yapamayacağı ustalıkta bir kapıydı bu. Üzerinde kapı tokmağı yoktu. Biliyordum ki iki kapının dış yüzünde kapı tokmağı olmaz. Biri Gönül Kapısı, diğeri Ölüm Kapısı. İkisini de sen istersen açamazsın. İkisi de içeriden açılır. O isterse seni içeri alır.


Ancak içeriye girmeliydim. Ne pahasına olursa olsun bu kapı ölüm kapısı da olsa içeri de olanları görme isteğimi durduramıyordum. Çaldım kapıyı birkaç kez ve kapı açıldı sonuna kadar. Girdim içeriye, dışarısı günlük güneşlik olmasına karşın, içerisi dışardan daha aydınlıktı. Işığıma kavuştum ve bir şarkı çınlıyordu kulaklarımda ‘Gönül kapım açıktır. Çalmadan gir içeri.’

 
06 Ağustos 2009 Okunma Sayısı:6482
  Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Sayfayı arkadaşınıza gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Köşe yazısı için eklenen yorumlar
Bu yazı için eklenmiş yorum bulunamadı.
  Yazara ait diğer yazılar
 • ETME…    [14 Ağustos 2009]
 • HAFİF MEŞREB DEKOVİL…    [29 Temmuz 2009]
 • Sen nelere kadirsin…    [24 Temmuz 2009]
 • Ah! bir de yazabilseydim…    [22 Temmuz 2009]
 • ALKIŞLAR GSO’YA…    [16 Temmuz 2009]
 • YENİLENME / İNOVASYON    [14 Temmuz 2009]
 • BU KENTİ ANLAMAYANA, ANLATAYIM EFENDİM…    [08 Temmuz 2009]
 • "KAÇAK YAPILAŞMA NASIL ÖNLENECEK? SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ"    [26 Kasım 2008]
 • YEREL YÖNETİMLER VE PLANLI, SAĞLIKLI KENTLEŞME    [18 Kasım 2008]
 • "Ekmeği ekmekçiye ver"    [10 Kasım 2008]
 • USTA İŞİ    [03 Kasım 2008]
Yazarın 19-06-2007 tarihinden önceki yazıları için tıklayın
Video
   
YAZARLARIMIZ
 
Yakup Çiçek
AHMET HAKANI YALNIZ BIRAKTIK
Veysel KARAYILAN
UMUDUM VAR DÜZELECEK
Murat GÜREŞ
BIÇAK GİBİ
Ali Doğan
ARA BİZE YARAMADI
Halil Yılmaz
ŞEYTAN BUNLARI GÖRÜNCE SELAMA DURUR
Enver BAL
GAZİANTEPSPOR KÜMEDE KALDI
Ahmet BAKIR
ÇEVREM
Celal TOPKAN
ERDOĞAN'I ŞAŞIRTAN 'EVET' VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehdi ANLAROĞLU
KİLİS’TE NELER OLUYOR?
İzzettin Turnalar
ETME…
Merve DURMAM
Elhamdülillah Müslümanız
Burcu KARAKAŞ
Özgür Basın" Ne Demek?
Hasan Işık ÖZYILAN
SİZİN ÇAKRANIZ NEDİR?
S.Taşkın ELMA
BÜYÜKŞEHİRDEN TEK YÖN UYGULAMASI…
Hasan Fuat GÖÇER
HEGEMONYA KIRILMALI
Şevki KILIÇ
CUMHURİYET
 
Site İçi Arama
 
Haberlerde Yazılarda
 
Güncel Anket Arşiv »
 
Gaziantepspor bu sezon başarılı mı?
     
 
RÖPORTAJ
 
 
Linkler Hepsi »
 
Gaziantep Valiliği
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gaziantep Ticaret Odası
Şehitkamil Belediyesi
Şahinbey Belediyesi
gazeteoku
 
 
 
       Anasayfa        |       Arşiv        |       Reklam        |        Künye        |        İletişim        
© 2007 Gaziantep Güncel Gazetesi
site ekle
kaliteli çiçekçiler için doğru seçim
• gaziantep çiçekçi, • gaziantep çiçek,
• gaziantep çiçek siparişi
• online çiçekçi, • çiçek gönder, • yapay çiçek