Aman canım ne olursa olsun… Zaten kıvrım, kıvrım kıvranıyoruz… Bir de onu bunu, ötekini, berikini mi düşüneceğiz diye sızlananları görüyorum etrafımda. Halbuki o, bu, şu, öteki yeri geliyor insanın kendisi oluyor. Yani bir günde senin başına gelir türünden olaylarla karşı karşıya kalıyor. Ama biz ne yapıyoruz… Aman ne gerek var. Ona buna, etliye sütlüye karışmaya zaman ayıracağımıza, kendimize, işimize zaman ayıralım daha iyi diye düşünüyoruz.. Halbuki yine o bu dediğimiz gün geliyor bir günde bizim başımıza geliyor. Olumsuzluklar bizim başımıza gelene kadar bizim sorunumuz değil. Her kimin başına gelmişse o derdine düşsün hesabı yapılıyor toplumumuzda. Yani bana dokunmayan yılan bin yaşasın,hatta ölümsüzleşsin deniyor… Yakında ölümsüzlük de, ölmek de olmayacak sanırım… Elin adamı ölümsüzlükle ilgili teoriyi tüm dünyaya anlattı geçenlerde… E ne yapalım elin adamı yapıyor biz bakıyoruz. Sonra da biz zaten onu biliyorduk, diye hayıflanıyoruz. Kolaycılığa alışmışız ya… Adam kazık kadar olmuş Allahın bir ağacını dikmemiş ki yeryüzüne beklentileri, düşünceleri, kendisinden sonrakilerin durumu, bir eser bırakayım diye dertlensin... Yok abi yok… Varsa yoksa verin yiyim, örtün ölüm… Durum bu olunca da gününü gün edip bu dünyadan bizden öncekiler gibi göçüp gitmek oluyor sonuç… Adamlar gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar,en kirli işlerin mimarı oluyorlar, bu gün söylediklerinin yarın tam tersini söylüyorlar, onlar adam bizim çoban hasan anasını alıp gidiyor. Kendilerince de bir demokrasi çocuğu doğurmuşlar, istedikleri zaman seviyorlar, istemedikleri zaman da dövüyorlar. Buna da halkın halk tarafından yönetilmesi adını veriyorlar… El insaf… Gözünüzü,yüreğinizi açın da şu gariban vatandaşa bakın bir… Yerlerde sürünüyor. İktidar ise istersem severim,istersem döverim, o benim karım diyen çifte standartlı sevgi ile eşine bağlılığını gösteren erkek gibi hep vatandaşın yanında olduğunu göstermeye çalışıyor. Sevmesi de kendinden, dövmesi de… Bir zamanlar dövdüğünü bu gün kucağına alıp sevmeye kalkıyor. E o zaman o zamandı.Dün dündür bu gün de bu gündür misali. Ne dün geri geliyor ne de bu gün tekrar yaşanıyor.. Ama bu böyle giderse sıranın bize geleceğine benziyor. |