5 Mart 2021 Cuma
   VİRÜS DOĞAL AFETLERDEN BETER Mİ, BETER…

VİRÜS DOĞAL AFETLERDEN BETER Mİ, BETER…

   Başta, çıplak gözle görülmeyen bir virüsün yüzünden tüm insanlık mağdur oldu…

   Bir dünya, gelişmişinden, az gelişmişine ve gelişmekte olanından ve de hâlâ yerinde sayan tüm küçüklü büyüklü ülke vatandaşlarının yüzleri keser sapı gibi…

   Doğal afet dediğimiz, depremlerden, orman yangınlarından, sellerden, su taşkınlarından, volkan patlamalarından, toprak kaymalarından, çığdan, fırtınalardan bin misli beter mi beter bir virüs, bir dünya da Azrail gibi canlar almaya başladı…

   Ne yaşlı diyor, ne bebek… Ne yoksul diyor, ne varsıl… Ne erkek diyor ne dişi… Önüne çıkanı kırıp geçiyor…

   Çünkü insandan insana bulaştırıyor…    

   Tıp inanları bu virüsün adına Corona Virüs; azılısına da Covid-19 diyorlar… Üstelik bu virüs sürekli ve değişik bir şekillerde taktikler geliştirip ve de kendini yenileyip güçlendiriyor…

   Hava, kara ve deniz yoluyla da kıtalardan kıtalara, adalardan adalara bulaşıyor ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından Pandemik hastalık olarak adlandırılıyor…

   Emperyalist ülkelerin ölümcül silah üretmeleri gibi… Virüsün tek düşmanı aşı… Aşı öncesinde ve de sonrasında tedbir ise maske, temizlik ve mesafe…

   Şu gün için -verilen son rakamlara göre- dünya da coronavirüsten ve covid-19’dan ölen insanların sayısı 2 milyona yakın…

xxx

   Coronadan bu yana dünyanın kalburüstü ülkelerinde bile ekonomik sıkıntılar baş gösterirken bizim gibi -ki hâlâ- gelişmekte olan ülkelerde ise yoksulluk tavan yapmakta, işsizlik ise kat be kat artmakta…

   Corona virüs’e muhatap olmamanın en etkin yöntemi ise bir hafta ve de iki hafta evlerde/konutlarda içe kapanmak; dış dünya ile yakınlaşmayı kesmektir… Ki bu da ekonominin birçok dalının çökmesine sebep olabilir ekonomi konusunda…

   Bu pandemi süresince biz de dâhil birçok az gelişmiş ve dışa bağımlı ülkelerin ekonomileri kâh sarsılır, kâh çöker… Çünkü tasarrufları yoktur… Hele bir de hazineleri “tam takır, kuru bakır” ise küller başınadır o ülkenin…

   Yasaklar tedbire dönüşünce İş ve İşçi Bulma Kurumlarının önü stadyum kuyruğu gibi uzadıkça uzar… Başta futbol olmak üzere stadyumlar bom boş… Canlı futbol yayınları dahi zevk vermiyor, tribünlerdeki o taraftar coşkusu olmayınca…

   Ulusal ve dini bayramlarımız da önemli ve anlamlı günlerimiz ve haftalarımız da normalde olması gereken katılım çoktan da çok kısıtlanırsa ne coşku oluşuyor ne ibretleşme yaşanıyor…

   Büyüklü küçüklü tüm kentlerin insan kalabalıkları şu saatten bu saate kadar dışarıda, geri kalan zaman diliminde de evden dışarı çıkmak yasak kapsamına alınıyor…

   Virüs taşıyanlara maruz kalmamak için tam ev kapatmalarında -ister istemez- önce işçiler işinden olur… Küçük ve de orta boy işletmeler ile esnaflar ne kiralarını ödeyebiliyorlar ne de kazanç elde edebiliyorlar…

   Birçok işletme de işinden olanların ise maaşlarının yarısı veriliyor…

   İşsizler ordusu bölükten tümene, tümenden alaya, alaydan orduya dönüşecek gibi…

   Küçüklü büyüklü esnaflar ise önce müşterilerinden sonra da işlerinden ve kazançlarından oluyorlar… İş yeri kiralık olanlar ise kiralarını ve elektrik/yakıt giderlerini ödeyemez hale geliyorlar ve ister istemez de mal/mülkiyet sahipleri ile araları bozulur…

   Rantçılar bile -çok kez- getirimlerinden oluyorlar…

   Ne yeni evli çiftler evlilikten tat alırlar ne de ana/babaların ve hatta çocukların yüzü gülüyor…

   Kırılgan olan tarım da, hayvancılık da bitmiş ve dışa bağımlı hale gelmiştir…

xxx

   Google trends verilerine göre, virüsün yarattığı ekonomik tabloda alış/veriş ile eğlence sektörünün zararı %75’tir… Küçüklü büyüklü işyerleri %45, toplu taşıma %71, evler %17, marketler ve eczaneler %39, park ve bahçe alanları %58 olarak istatistiklere geçmiştir…

   Özcesi az gelişmiş ve yoksul ülkeler bu pandemi sürecinde dilenmez dilencilere dönmüş; hem de gelişmiş ülkelere -biraz daha- kul köle olmuşlardır, istisnasız…

   Ülkemiz ekonomisi, corona virüs pandemi süresinde, zaten zorlu bir süreçten geçerken; üretimden istihdama, ihracattan borçlanmaya kadar fazladan yükümlükler oluşturmakta olacaktır…

   Devlet ve onun temsilcisi iktidar partisi, büyüklü küçüklü esnaflara, işinden olan işçilere, tarımcılara, hayvan üreticilerine karşılıksız ya da çok düşük faiz oranları ile devlet desteğini esirgememelidir…

   Kimi işinden, kimi iş yerinden mahrum olan insanlarımıza karşılıksız para desteğinde bulunmalıdır; gıda takviyesinin haricinde… Ve de tüm yoksul ailelere para ile gıda yardımlarını sürekli ve düzeyli bir şekilde sonsuz kılmalıdırlar…

   Bu pandemi döneminde Anaokulundan üniversitesine kadar eğitim öğretmensiz, öğretim ise eğitmensiz olursa; öğrenciler “yaslı gidip şen gelemezler” ebeveyn kaygısı da cabası…

xxx

   Pandemi sürecini çok az kayıp ile atlatabilen ülke sayısı bir elin parmak sayısını geçmez, geçemez gibi…

   Çünkü bu virüsün şakası yok… Bilinen şeklinden öte, kendini bulaştırmak için başkalaştırıyor, tıp uzmanlarının tespitlerine göre…

   Aşısını vurunsanız bile en az 6 ay süresince maskesiz gezmeyeceksiniz, mesafenizi bozmayacaksınız, temizliğinizi ihmal etmeyeceksiniz…

   Uzman görüşlerine göre, 28 günlük tam kapanma ile corona virüs’ün kökü kazanabilir; aşıya gerek bile kalmasız…

   Taaa ki, bir devlet yetkilisi resmi ağızla:

   “Aşılar ve tedbirler virüsü yendi… Virüs salgını sıfır seviyesine düştü” deyinceye kadar tedbirlerimizden asla vazgeçmemeliyiz.

17.12.2020 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

AĞA DA, BEY DE, PAŞA DA BENİM…

OKUMA ÖZÜRLÜYÜZ…

NE KALDI Kİ, KİME NE VERELİM!

SORARLAR HESABINI…

YARI ŞAKA, YARI CİDDİ… BİR ÜLKEDE İPİN UCU KAÇARSA NE OLUR-3

BİR ÜLKEDE İPİN UCU KAÇARSA NE OLUR? -2

OLUROLUR DAHA NE OLURSUN?

BİRLİK DİRLİKTEN GELİR…

NE SOY SOP NE DE HUY DEĞİŞMEZ?