18 Eylül 2020 Cuma
İBRETLİK SÜREÇ YAŞIYORUZ

Veysel KARAYILAN

İBRETLİK SÜREÇ YAŞIYORUZ

İbretlik bir süreç yaşıyoruz bu süreçte yani zor zamanlar kimin gerçek, kimin sahte olduğunu ortaya çıkarır. Gaziantep'te yerel yönetimler pandemi ile mücadelede çökmüş durumda. Hastanelerde yer yok. Neden Gaziantep'te şehir hastanesi bitirilip pandemi hastanesi haline getirilmiyor. Neler engelliyor bu işi.Biz tedbirlere uyalım ama her geçen gün virüs kendisini daha fazla hissettiriyor. Mücadelede alınan tüm önlemlere rağmen vaka sayılarında artış var. Hastanelere giden vatandaşların çaresizliği ve onlara gösterilen ilgisizlik artıyor. Covid 19 vakaları birazda olsa ticarileştirildimi? Vatandaş özel hastanelerin istediği fahiş fiyatları nasıl ödeyecek. Neden şehir hastanesi bitirilmiyor, neden hastaların gideceği bir tesis yok. Belediyeler bu işin neresinde.

NİZİP'E ACİL YENİ BİR HASTANE LAZIM

Nizip Devlet Hastanesi, Nizip nüfusuna oranla(bir çoğu artık Suriyeli vatandaş) hastalara cevap verebilecek kapasiteden çok uzak bir hastane. Bu pandemi sürecinde artık bariz şekilde kendini belli ediyor. Nizip'te iyi ki bir özel hastane var o da olmasa işler daha da sıkıntılı. Gaziantep kent merkezi dışında İslahiye’den sonra en çok Suriyelinin yerleşik yaşama geçtiği Nizip ilçesinde mevcut kamu hastanesi ağır yük altında eziliyor. Bir an önce yeni bir devlet hastanesine çok acil ihtiyaç var. Yeni yapılacak denilen hastanenin yeri belli olmadığı için ne zemin etüdü yapıldı, ne projesi çizildi, nede ihaleye çıkabildi. Hastane yeri olarak gösterilen Dutlu mahallesinde bulunan yer Gençlik ve spor bakanlığına ait olduğundan bir türlü sorun çözülemedi .Bakan Abdulhamit Gül eski cezaevinin yeri ile değiştirme fikri ise henüz hayata geçmedi. Hastane yerinin bir an önce şartlara uygun olarak tespit edilmesi ve ihaleye çıkılması şart. Üç beş ilçenin merkezi konumundaki Nizip'te yeni bir hastane elzem

MEYDAN KİMLERE KALIR

Çin'de hiç kedi yokmuş ve fareler öyle çokmuş öyle çokmuş ki sokaklarda sürülerle dolaşırlarmış.

Çinliler bu fare istilasının önüne geçmek için düşünmüşler taşınmışlar, nihayet bir usul bulmuşlar. Usul ama ne usul akla hayale gelecek gibi değil elli altmış fareyi bir kafese hapsedip aç bırakıyorlarmış. Bir kaç gün sonra farelerin en cılızı dayanamayıp ölünce ötekiler hemen onu yiyiveriyorlarmış. Arkasından ikincisi, daha arkasından üçüncüsü de ölünce, fareler fare yemeye iyice alışıyorlarmış. Ve başlıyorlarmış birbirlerine saldırmaya. Dişi kuvvetli olan ötekini haklıyormuş.. Haklıya paklıya beş on gün içinde kafeste sadece iki fare kalıyormuş Bu iki farenin mücadelesini seyretmek pek keyifliymiş . İkisi de şampiyon. ikisi de babaç... Biri birine pençe atıyormuş, öteki diğerine. Neticede bir tanesi galip çıkıyormuş kavgadan... Elli altmış farenin sonuna kalan bu izbandut fare manasıyla bir fare yamyamı oluyor ve artık fareden başka bir şey yemiyormuş.

Çinliler de yamyam fareyi kafesden çıkarıp dışarıda ki farelerin arasına salıveriyorlarmış. Farecikler içlerinden birinin yamyamlaştığını ne bilsinler, tabii kaçmıyorlarmış ondan. Ve o eline geçirdiği hemcinsinin isini oracıkta bitiriveriyormuş.

Çin'de böyle tüketiyorlarmış fare neslini. Hangi familyeden, hangi soydan olursa olsun, bir yaratık neslini yok etmek için bundan dahiyane bir usul bulunamaz. Herkes yaşamak için birbirini yemeye başladı mı sonunda sen sağ ben selamet; meydan, fareleri birbirlerine yedirenlere kalır.. Sizce

26.07.2020 (Veysel KARAYILAN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KORONAVİRÜS VE DİĞERLERİ

GÜNDEM NEDİR

MEMLEKETTE EĞİTİM VE DİĞERLERİ

ÖZEL OKUL ENDİŞESİ VE HAFTANIN GÜNDEMİ

KONUŞULANLAR-DÜŞÜNCELER

KORONA,EKONOMİK KRİZ,ELEKTRİK KESİNTİLERİ

MESELELER ÇÖZÜLMELİ

HERKES KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAKSIN

MEMLEKETTE GENEL AHVAL