27 Kasım 2020 Cuma
KİMSE YOĞURDUM EKŞİ DEMEZ…

KİMSE YOĞURDUM EKŞİ DEMEZ…

  -17 yıl öncesinin Yoğurtlu bir yazısı-

Ekşimiş mi, ekşimemiş mi, kararı siz veriniz, saygıdeğer okurlarım.

 Kaymaklı yoğurdu geçiniz!

           Bu sıcaklarda, alüminyum kaptaki yoğurdu fokur fokur kaynayan satıcı dahi; ''benim yoğurdum ekşi'' demez…

           Gözünüzün içine baka baka: ''Bundan yağlısını, bundan tazesini, bundan hijyenini (temizini) bulamazsın'' diyen ise çoktur…

           ‘’Yoğurt’’ denince, bir dünya bize özgü olduğunu bilir.

            Çeşidi çoktur: Yağlısı, yağsızı, az yağlısı; sütlüsü, süt tozlusu, paçallısı; şaplısı, kaymaklısı...

          Ben, Milletvekili dokunulmazlıklarını, kaymaklı yoğurda benzetirim.

           Kaymaklı yoğur deyip geçmeyin!

           Hem ballısı, hem kaymaklısı, hem de yeni sağılmış olması -kellisinden feslisinden- herkesin eline geçmez…

          Öncelikle seçilmiş olacaksın!

          Seçilmek için de kariyer; mevki, makam sahibi olacaksın; halin-vaktin de, maddi gelirin de, ‘’eh işte’’ türünden varsıllığın da, işin de, çevre ilişkin de, hitabet ve ikna kabiliyetin de oldukça iyi olmalı… Hele bir de köy-toprak ağası ya da tarikat/cemaat liderinden tavsiyeliyse değme politik ağamın keyfine; gidebildiği yere (makama) kadar gitsin!

           Yukarıda sıraladığım sosyal statün bunlardan en az ikisine üçüne uyuyorsa sen, kaymaklı yoğurdu hak ediyorsundur...

          Artık senin için, ülkenin tüm yoğurtları ballı kaymaktır; ye yiyebildiğin kadar...

            Yeter ki, ekşimiş yoğurda talim eden ayak takımının gözüne batıp, ürkütme! Ballı yoğurt yediğini fakir fukaraya söyleme! Söyleyeceksen de “nerde o doğal yoğurtlar” demenin ötesine geçme! Vatan, Millet, Sakarya'' nakaratlarını da dilinden düşürme!

xxx

           Dokunulmazlık nedir?

           İmtiyazdır...

           İmtiyaz nedir?

           Ayrıcalıktır...

          Ayrıcalık nedir?

           Benzerlerinden “ayrı, ayrıksı” olma durumu; öncelik, muafiyet...

           “Yani, Bana serbest, Ona ve Sana yasak” halleri...

           Yani, bir nevi korunma ve güvence zırhı...

           Vekilsen -ki özellikle iktidar partisi vekiliysen- ve bir suç işlediğin ileri sürülüyorsa, TBMM’nin salt çoğunlukla dokunulmazlığın kaldırmamışsa, sanık olarak sorguya çekilemezsin, tevkif edilemezsin, herhangi bir şekilde kişi hürriyetlerinden yoksun bırakılamazsın ve yargılanamazsın; üstünü, başını ve meskenini de arayamazlar...

           Bu konuda Anayasamızın 83. Maddesi:

           “TBMM üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerinden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulmazlar.

           Seçimden önce ve sonra bir suç işlediği iddia olunan Milletvekili, Meclis kararı olmadıkça gözaltında tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır ceza gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. Maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM’ne bildirmek zorundadır.

           TBMM üyesi hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zaman aşımı işlemez.

           Tekrar seçilen Milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığı kaldırmasına bağlıdır.

           TBMM siyasi parti gruplarınca yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.’’

xxx 

           Şimdi bu yazının yoğurtlu ve dokunulmazlık konusunun nedenine gelelim:

           CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, açık yüreklilikle ve bana göre “Benim yoğurdum ekşi” dedi. Kutlarım.

           Sayın Kart, kendisine isnat edilen bir iddiadan ötürü: “Dokunulmazlığım kaldırılsın...

           Yargılanmak istiyorum...

           Meclis kabul etmiyor...

           Bu, adil yargılanma hakkımın engellenmesidir ve hak ihlâlidir” gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştu. Bunun üzerine AİHM konuyu inceleyip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinin 1. Fıkrasına göre Atilla Kart’ı haklı buldu.

           Bu karara göre, artık “Ben yargılanmak istiyorum” diyen Milletvekilinin dokunulmazlığı kalkacak.

           Hadi hayırlısı; asil ile vekil arasındaki kısmi eşitlik için...

           Dürüstlük ve adalet için yağlı, ballı, kaymaklı yoğurttan vazgeçebilenlere ne mutlu; onur, şeref, haysiyet, eşitlik ve hakka niyet adına...

xxx

           Ben “devamı gelir’ diyorum, ya siz?”

           Şu gün için ise -haklı haksız- dokunulan dokunulana ve de “Benden olan ballıca, benden olmayanın küller başına!” türünden:

           Yoğurt ekşidikçe ekşidi; yasanın anası ayran yapacak taze yoğurt bulamıyor!

20.10.2020 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

AKIL MANTIK KÖR ANAHTARLA KİLİTLENİRSE…

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

ÜÇ MAYMUNA MI DÖNDÜRÜLÜYORUZ!

SORUNLAR YUMAĞINA DÖNDÜK…

TATMİNSİZLİK ÜSTÜNE…

10 KASIM: ÖLÜMSÜZLÜK GÜNÜMÜZDÜR…

İNSANLIĞA KATKI DA NE DEMEK?

HALİMİZE AHVALİMİZE DAİR YÜZEYSEL BİR DEĞERLENDİRME

GÖZLER DE KONUŞUR, ANLAYANA!