21 Kasım 2018 Çarşamba
YERELDE GAZETECİLİK

Veysel KARAYILAN

YERELDE GAZETECİLİK

Gazeteci arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu gazeteciliğin artık karın doyuran bir meslek olmaktan çıktı düşüncesine sahip. Bencede haklılar, çünkü Anadolu'da yerel basın çalışanı olmak ateşten gömlek giymekten farksızdır. Onun için farklı görüş ve siyasi noktalardayız demekten önce gazetecilikte ortak zemini yakalamak zorundayız. Gazeteciliğin önünün açılması için bu şart çünkü biz her şeyden önce gazeteciyiz. Gazeteciliğin ortak ilkelerinde uzlaşma sağlamalıyız. Temel olan gazeteciliktir. Bizler bunu unutup gittik, bambaşka noktalara kaydık.

Artık, haber ve bilgi edinme sürecinin hızlandığı günümüzde basılı gazetelerin şansının her geçen gün azaldığını görsekte basılı gazetelerin bu zorlu sürecin üstesinden geleceğini düşünüyorum.. Ben şahsen gazetesiz bir yaşam düşünmenin mümkün olmadığını savunanlardanım.

Günümüzde güçlü ekonomik yapısı olmayan yerlerde yerel gazetelerin yaşaması maalesef mümkün değil. Yerel gazetelerin en büyük gelir kaynağı hiç şüphesiz basın ilan kurumundan alınan ilanlardır. Bu İlanlar da olmasa yerel yayın yapan gazetelerin sayısı daha da azalacaktır.

Gazeteler biraz duraganlık gösterirken internet, haber siteleri de önemli mesafe kat etti. Artık medya kuruluşları içerisinde internet medyası almış başını gidiyor. Çünkü TV kanalı kadar, bir gazete, bir radyo kadar haber sitelerinin de kullanıcı kitlesi var artık hatta biraz daha fazla. Sosyal medya aldı başını gidiyor birçok kişi facebook sayfasını bile gazete gibi kullanıyor. Yerel gazeteler gazeteciliğin yanında, kent kültürüne sahip çıkarak kentlilik bilincini ve aidiyet duygusunu beslemelidirler. Unutulmamalıdır ki yerel basın çok sesliliğin ve demokrasinin teminatı ve sigortasıdır. Çok sesliliği ve demokrasiyi yaşatmak istiyorsak yaşadığımız yerin yerel gazetelerine sahip çıkmalıyız. Aslında her gün mutlaka bir veya birkaç yerel gazete de almalıyız. Ödediğimiz her kuruş sesimizin yansıması olarak geri dönecek diye düşünmeliyiz.

Ama bana göre ve en önemlisi de birçok sektörde olduğu gibi basında da ciddi bir bölünmüşlüğün olması. Birinin ak dediğine bir diğeri kara diyebiliyor. Birçoğu birbiri ile konuşmuyor. Basın yayın, iletişim sektörü içinde böyle birçok basın kuruluşu mevcuttur. Daha güçlü temsil edilebilmek için bu bölünmüşlüğün mutlaka ortadan kaldırılması gerekir.

Bölgede gazetelerin haberciliği genelde ajanslara bırakması ve muhabir kadrolarının daraltılması hepimizce malum bir durum. Bu durum yerel basının geniş haber ağlarının oluşmasında ve vatandaşa aktarılmasında büyük engel teşkil etmektedir.

Bir çoğumuz biliriz seksenli ve doksanlı yıllarda haberi doğrudan ilk kaynağından kendi muhabiri vasıtasıyla alan gazetelerimiz artık tümüyle haber ajanslarının eline terk edilmiş durumda. Tüm gazetelerde aynı haber hatta çoğu zaman başlıklar bile aynı.. Ajansın yazdığı şekilde giriyor doğrusuyla yanlışıyla. Gaziantep'te istisnalar kaideyi bozmasa bile bir gazeteyi okuduğun zaman diğerlerini okuma gereği duymazsınız genelde içerik hep aynıdır.

Eskiden yerel gazete muhabiri, haberini yapıp gazetesinde yayınlardı. Yaygın ya da ulusal basın da o yerel gazeteden haberi kopyalardı. Şimdi ise olay tam tersine döndü. Büyük ve yaygın haber ajansının muhabiri haberi yapıyor, yerel gazete ise o haberi kopyalıyor.

Bunun en büyük sebebi yerel gazetelerin muhabir çalıştıracak kadar güçlü bir mali yapıya sahip olmaması.

Muhabirin aynı zamanda reklamcı olarak görev yaptığı dergi ve gazeteler, sayıca çok olunca dolayısıyla reklam-haber ayırımını ortadan kaldırmış oluyor. Bu da haberin kalitesini düşürüp bazen de haberi, haber olmaktan çıkarıp tümüyle reklam haline dönüştürüyor. Gaziantep'te en çok bu yöntem uygulanıyor. Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla..

Bana göre, Ülkemizde yerel habercilik şu anda bitme noktasına gelmiş durumda. Tamamen maddiyata veya reklam veren kurum ve kuruluşlara veya kişilere kısmen de olsa bağlılık, gazetelerin tarafsız habercilik yapmasını engellemektedir. Yerel gazetelerin bazı haberleri ve daha doğrusu gerçekçi bir gazetecilik yapmaları birazda onların mali açıdan rahatlamalarına bağlı..

Maddi bakımdan iyi durumda olan, veya reklam veren firmalara yakın olan bazıları tarafından, "bir tek benim yayın organım ayakta kalsın, diğer gazeteler yok olup gitsin" anlayışıyıda gazeteciler arasında dayanışmanın olmadığını göstermektedir.

Bazende bazı kişiler ben bunlara gazeteci bile demiyorum ki yaptıkları yazdıkları geri silinir haber gönderirler, aracı bulurlar ha birde kendilerine göre gazeteciliğin temel ilkelerinide göz ardı etmezler.

Aralarında dayanışma birlik beraberlik olmayan gazeteciler ve basın kuruluşları bu konulara el atmadığı sürece yerel basın erimeye hatta yok olmaya doğru hızla gitmektedir..

Üstüne üstlük internetin ve her evde bir bilgisayar olmasının getirdiği kolaylık gazeteleri kötü etkiledi. İnsanlar artık okuyacakları haberleri internetten takip eder oldu. Sosyal medya aracılığı ile yazılan yorumlar, yapılan söyleşiler, etkinlikler toplum üzerinde gazetelerden oldukça etkili olmaya başladı. Dünün haberini bugünden öğrenmeye başladı.

Yerel derken buna yerel tvleri de katıyorum.. Bence artık iyi şeyler olmalı.Yerel basın projeler üretmeli.. Ürettiği projelerin içinde halk olmalı onların ilgisini çekecek doneler bulunmalı. Birliktelik sağlanırsa güçlü adımlar atılır diye düşünüyorum. Proje üretenler her zaman kazanır. Umarım gazete okurluğu artar tv kanallarımız izlenir. Şimdilik diyeceğim tek şey iyi dilek, umarım herkes daha çok okur ve okuma alışkanlığı artık ülkemizin benliğine yerleşir. Umarım yerel gazete yöneticileri, tv yöneticileri güzel projeler üretirler.. Olmayacak bir şey değil.....

25.07.2018 (Veysel KARAYILAN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ÖZ ELEŞTİRİ VE ANTEP KARASI

MEMLEKETİN SORUNU

BELEDİYE BAŞKANI OLMAYI DÜŞÜNENLERE

YEREL SEÇİMLERDE ADAY

GAZETECİLER VE HEDİYE

KENT KONSEYİ

BAŞKA ADAM YOK MU?

MEMLEKETİN GAZETELERİNE SAHİP ÇIKMAK

ŞEHİR HAYATI VE SORUNLARI