Arşiv      |      Reklam      |      Künye      |      İletişim      |      Sık Kullanılanlara Ekle     
 
 
 
 
• Bahçeli demek, sandık demek          |       • GKV’de öğretmenlere tatil yok          |       • GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı          |       • Feci kaza: 9 yaralı         |       • Yaz okullarına kayıtlar sürüyor         |       • Suriyelilere sosyal uyum rehberi         |       • Sanayi bilimle bütünleşmeli         |       • GKV’nin Erikçe kampı sona erdi         |       • Gayrimenkulde büyük gala          |       • Proje yarışmayla elde edilecek          |                 
 
 
      Anasayfa      |      Güncel      |      Siyaset      |      Ekonomi      |      Spor      |      Yaşam      |
Üye Ol    Parola Hatırlat
 
   
 
Dijital Gazete
       
Maillist
   
Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler
Vefat Edenler
 
Çok Okunanlar
Bahçeli demek, sandık demek (3154)
GKV’de öğretmenlere tatil yok (2977)
GTB iftarda 3 bin kişiyi ağırladı (2864)
Feci kaza: 9 yaralı (2856)
Yaz okullarına kayıtlar sürüyor (2811)
Suriyelilere sosyal uyum rehberi (2794)
Sanayi bilimle bütünleşmeli (2785)
GKV’nin Erikçe kampı sona erdi (2753)
Gayrimenkulde büyük gala (2720)
Proje yarışmayla elde edilecek (2691)


altın
Röportaj
• ''Bazen 'Yeter artık' dediğim oluyor''...

Löw'ün yıldız adayların...


Löw'ün yıldız adaylarından biriydi, Türkiye'yi  ve Gaziantep’i seçti, "top topladığı takımın formasını giymenin" gururunu yaşadı. Aileden golcü Cenk Tosun, kendisini anlattı, Alex'i ve Türk futbolunu övdü, çarpıcı konuştu.

 

Almanya'nın genç milli takımlarında forma giyip U21 takımına kadar yükselse de Türkiye onu sezonun ikinci yarısında geldiği Gaziantepspor'da tanıdı. Galatasaray'a karşı oynadığı ilk maçında iki gol attı ve arkasını da getirmeyi başardı. Löw'ün ilk sıradaki adayı olmasına rağmen Türk Millî Takımı'ndan aldığı teklif üzerine Almanya defterini bir kalemde kapattı. İki ayağını müthiş kullanan, hava hâkimiyeti yüksek 20 yaşındaki golcü, Türk futbolunun uzun yıllar verim alabileceği genç yıldızlardan biri.

2006 ve 2007 yıllarında Millî Takım, Avrupa Şampiyonası elemelerindeki 3 maçını cezası nedeniyle Frankfurt'ta oynamıştı. Ben o dönemde 16-17 yaşlarındaydım. Seyircisiz oynanan o maçlar için bir gün Türkiye’den bir teklif geldi. Benim ve Frankfurt'ta yaşayan ve futbol oynayan bir kaç yaşıtımın maçlarda top toplaması isteniyordu. Severek kabul ettim tabii. Seyircisiz oynanan maçları saha içinde izleyebilecek, hayran olduğum futbolcuları yakından görebilecektim. Norveç maçında Hamit ağabeyin attığı gollere nasıl sevindiğimi bugün gibi hatırlıyorum. Şimdi onunla yan yana, aynı takımda olmak benim için rüya gibi bir şey.

Babam Şenol Tosun ve amcam Talat Tosun iyi futbolculardı. Almanya'da Bundesliga'da olmasa da üst düzeyde futbol oynadılar. Futbolculuk adına ikisinden de çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. İkisi de santrfordu ve benim golcülüğüm de aileden geliyor diyebiliriz.

Aklımda futbolculuk dışında herhangi bir meslek yoktu. Başlangıçtan itibaren futbolcu olacağım da belli olmuştu. Çünkü sürekli kendimden 2-3 yaş büyüklerin kategorisinde oynuyordum ve insanlar benden, "Disiplinini kaybetmezse mutlaka iyi bir futbolcu olacak" diye söz ediyordu. 

Bence futbol bir aşktır. Akşam yatağa futbol ayakkabılarımla girer, sabah kalkar kalkmaz topla oynamaya başlar, evde bir şeyleri kırar dökerdim. Annem topumu saklar, ben de çoraplarımdan ya da kağıttan toplar yapıp oynamaya devam ederdim. Bugün de futbol aşkım aynen sürüyor. Sabahtan akşama kadar hiç sıkılmadan futbol oynayabilirim. 

"Onun gibi olayım" dediğim bir oyuncu yoktu ama çok beğendiğim futbolcular elbette vardı. Özellikle Brezilyalı Ronaldo ve Batistuta hayranlık duyduğum golcülerdi. Onları alıcı gözüyle izlerdim. Ronaldo'nun sürati ve son vuruşları, Batistuta'nın ise müthiş şutları en beğendiğim yönleriydi. 

Sürat dışında çok büyük bir eksikliğim yok. Onun dışındaki tüm özelliklerim idare eder diyebilirim. İki ayağımı da kullanabiliyorum, kafa toplarına iyi çıkıyorum, tekniğim ve son vuruşlarım iyi. Sürat üzerine de çalışıyorum ama bu yaştan sonra çok fazla geliştirilebilecek bir özellik de değil. 

Frankfurt'taki şanssızlığım önümde Fenin, Gekas, Amanatidis ve Halil ağabey gibi kariyerli 4 forvetin bulunmasıydı.  Skibbe benim gibi genç bir oyuncuyu oynatıp riske girmekten korktu.

GAZİANTEPSPOR'A GELİŞİM KARİYERİMİN DÖNÜM NOKTASI OLDU. 

Löw bir röportajında, "Cenk ve İlkay bu takımın gelecekleri" demişti. İkimizi, U21'den A takıma alınacak ilk oyuncular olarak görüyordu. Ama Türkiye'den teklif gelince benim için Almanya defteri kapandı. Seremonide İstiklal Marşımızı dinlemek, Türk bayrağını görmek varken, elbette vatanımı seçecektim. 

Gaziantepspor'a imza atarken yarım sezonluk dönemin uyum süreci şeklinde geçeceğini düşünüyordum. Ama ilk maçımda Galatasaray'a iki gol attım. Doğrusu maçtan sonra bile bir tuhaftım, inanamamıştım. Hemen ertesinde kutlamalar ve gazetelerde benimle ilgili haberler gurur vericiydi. 

Almanya'da insanlar birbirini kıskanıyor, kimse kimsenin iyiliğini istemiyor. Burada ise yedek kalan oyuncu maçtan önce gelip sarılıyor, "İnşallah bugün gol atarsın" diyor. Türkiye'deki takım arkadaşlığı bambaşka yani. 

Ballack sokakta yürüse, kimse yanına gidip de fotoğraf çektirmek istemez. Ben sonuçta fazla bir şey değilim ama inanılmaz bir ilgiyle karşılaşıyorum. Bazen "Yeter artık" dediğim oluyor ama sonra kendi çocukluğum aklıma geliyor ve insanların isteklerini karşılamaya çalışıyorum. 

Türkiye'deki en iyi oyuncu Alex. Tek başına bir maçı çevirebilecek kaliteye sahip. Son Galatasaray maçında önce frikikten asist yaptı, sonra da kısa boyuyla Gökhan Zan ve Servet Çetin gibi iki stoperin arasında kafa golü attı. Havada asılı kalması ve topu istediği yere bırakması müthişti. 

 

Röportaj: Mazlum Uluç / Tamsaha

 

FUTBOLA ÇOK ERKEN YAŞLARDA BAŞLADIĞINI BİLİYORUZ. BU NOKTADA AİLENİN YÖNLENDİRMESİYLE Mİ FUTBOL OKULUNA YAZILDIN?

3 yaş gerçekten oldukça erken. Çünkü Almanya'da bile aslında futbola 5-6 yaşlarında başlanıyor. Ama ben babama o kadar fazla ısrar etmişim ki, o da 3 yaşında beni alıp futbol okuluna yazdırmış. Demek ki futbol oynamak çok küçük yaşlardan itibaren benim için içten gelen bir şeydi. Şimdi düşünüyorum da, iyi ki o kadar erken yaşta başlamışım diyorum. Çünkü futbolla ilgili bir çok beceriyi çok küçük yaşlarda kazandım.

AİLENDE BAŞKA FUTBOLCULAR DA VAR MI?

Babam Şenol Tosun ve amcam Talat Tosun iyi futbolculardı. Almanya'da Bundesliga'da olmasa da üst düzeyde futbol oynadılar. Futbolculuk adına ikisinden de çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. İkisi de santrfordu ve benim golcülüğüm de aileden geliyor diyebiliriz (gülüyor).

AİLENİN ALMANYA'YA GÖÇ ETME HİKAYESİNDEN SÖZ EDER MİSİN?

Aslen Denizliliyiz, ama babam İzmir'de büyümüş. Almanya'ya ilk giden dedem olmuş. Babam 15-16 yaşlarına geldiğinde dedem onu da yanına almış. Annem ise Ankaralı ve o da 4-5 yaşlarında ailesiyle Almanya'ya gitmiş. Orada tanışıp evlenmişler. Babam Avrupa'nın en büyük havaalanlarından birisi olan Frankfurt Havalimanı'nda çalışıyor, annem ise ev hanımı. İki kardeşiz. 25 yaşında bir ablam var. 

FUTBOLA 3 YAŞINDA BAŞLADIN AMA FUTBOLCU OLACAĞINA TAM OLARAK NE ZAMAN İNANDIN? HANGİ AŞAMADA "BEN BU İŞTEN EKMEK YİYECEĞİM" NOKTASINA GELDİN?

Ben o anı kendimi bildim bileli hayal ediyordum. Açıkçası aklımda futbolculuk dışında herhangi bir meslek yoktu. Zaten daha başlangıçtan itibaren futbolcu olacağım da belli olmuştu. Çünkü sürekli kendimden 2-3 yaş büyüklerin kategorisinde oynuyordum ve hem çevremdeki insanlar hem de antrenörlerim benden, "Bu çocuk disiplinini kaybetmezse mutlaka iyi bir futbolcu olacak" diye söz ediyordu. Ben de çok çalışarak ve ailemin desteğiyle bugünkü noktaya kadar geldim. 

 

SABAHTAN AKŞAMA KADAR FUTBOL OYNAYABİLİRİM

 

PEKİ, SENİ FUTBOLA YÖNELTEN, BAŞKA BİR ŞEY DÜŞÜNMENİ ENGELLEYEN MOTİVASYON NEYDİ? 

Bence futbol bir aşktır. Bunun para veya şöhret sahibi birisi olmak istemekle ilgisi yok. En azından benim açımdan böyle.  Akşam yatağa futbol ayakkabılarımla girerdim. Sabah yataktan kalkar kalkmaz topla oynamaya başlar, evde bir şeyleri kırar dökerdim. Annem bu yüzden bana çok kızar, topumu alıp saklardı. Ben de o zaman ya çoraplarımdan ya da kağıttan toplar yapar, onlarla oynamaya devam ederdim. Bugün de içimdeki futbol aşkı aynı heyecan ve şevkle devam ediyor. Sabahtan akşama kadar hiç sıkılmadan futbol oynayabilirim. 

FUTBOL OYNARKEN EĞİTİMİNİ NEREYE KADAR SÜRDÜREBİLDİN?

Almanya'da 12 sene eğitim zorunlu. Ben de futbol oynarken bu eğitimimi tamamladım. Eintracht Frankfurt'la profesyonel sözleşme imzaladığımda üniversite çağına gelmiştim ama futbolu tercih ettim ve eğitimimi dondurdum. Zaten hemen ardından da Gaziantepspor'a geldim. Bu arada Almanya'daki eğitim sisteminden söz edecek olursam, sezon sonunda karnelerimizi alıp kulübe götürürdük. Dersleri zayıf olan öğrencilere 1-2 ay izin verilir ve bu derslerini düzeltmeleri istenirdi. Ama benim başıma hiç böyle bir şey gelmedi. Evde ders çalışan bir öğrenci olmasam da okulda öğrendiklerimle iyi notlar alırdım. 

ALMANYA'DA BİR TÜRK OYUNCUNUN İLERLEMESİNİN ÖNÜNDE ZORLUKLAR VAR MI? SEN BU TİP ZORLUKLARLA HİÇ KARŞILAŞTIN MI? 

Eğer yetenekli bir oyuncuysanız, nerede olursanız olun mutlaka hak ettiğiniz yere gelirsiniz. Ama şöyle bir gerçek de var; eğer Almanya'da oynuyorsanız, sizinle aynı  bölgede görev yapan Alman oyuncudan yüzde 10-20 daha iyi olmak zorundasınız. Yoksa tercih edilen o olur. 

FUTBOLA BAŞLADIĞIN DÖNEMDE BEĞENDİĞİN, BENZEMEK İSTEDİĞİN OYUNCULAR VAR MIYDI?

"Onun gibi olayım" dediğim bir oyuncu yoktu ama çok beğendiğim futbolcular elbette vardı. Özellikle Brezilyalı Ronaldo ve Arjantinli Gabriel Batistuta hayranlık duyduğum golcülerdi. Babamla birlikte oturup onları alıcı gözüyle izlerdim. Ronaldo'nun sürati ve son vuruşları, Batistuta'nın ise müthiş şutları en beğendiğim yönleriydi. 

 

TEK ÖNEMLİ EKSİĞİM SÜRAT

 

EİNTRACHT FRANKFURT'TA HIZLI BİR ÇIKIŞ YAPTIĞINI BİLİYORUZ. KENDİNDEN İKİ YAŞ BÜYÜKLERİN KATEGORİSİNDE OYNAMIŞSIN. YAŞITLARININ ARASINDAN SIYRILMANI SAĞLAYAN ÖZELLİKLERİN NELERDİ SANA GÖRE?

Futbol zekâsı ve oyun görüşü olarak 1991'li oyunculardan biraz daha ileride olduğum düşünülüyordu. Fiziksel olarak da yine yaşıtlarımın önündeydim. Kendimden büyüklerle oynadığım maçlarda yaşımın küçüklüğünden kaynaklanan bir dezavantajı hiç yaşamadım. Hatta onların arasında oynarken bile sivrilen bir oyuncuydum. Sürat dışında çok büyük bir eksikliğim yok. Onun dışındaki tüm özelliklerim idare eder diyebilirim. İki ayağımı da kullanabiliyorum, kafa toplarına iyi çıkıyorum, tekniğim ve son vuruşlarım iyi. Sürat üzerine de çalışıyorum ama bu yaştan sonra çok fazla geliştirilebilecek bir özellik de değil. Ama elimden geleni yapıyorum. 

İKİ AYAĞINI DA GERÇEKTEN ÇOK İYİ KULLANDIĞINI ATTIĞIN GOLLERLE KANITLADIN. BUNUN BİR ÇALIŞMA ÜRÜNÜ OLDUĞU DA BELLİ. İKİ AYAĞINI DA AYNI ÖLÇÜDE KULLANABİLMEK İÇİN NELER YAPTIN? 

Frikik veya penaltı atışlarını sağ ayağımla kullanıyorum. Çocukken sağ ayağımı kullandığımı gören babam, sol ayağımı çalıştırmam üzerinde çok durdu. Öyle ki, sağ ayağımı kullandığımda bana küçük cezalar verirdi. İyi ki de öyle yapmış. Bugün futbol çok çabuk oynanan bir oyun ve ben iki ayağını da kullanabilen bir oyuncu olmanın avantajlarını yaşıyorum. 

FRANKFURT'TAKİ TEKNİK DİREKTÖRÜN BİZİM DE YAKINDAN TANIĞIMIZ MİCHAEL SKİBBE'YDİ DEĞİL Mİ?

Evet, ama onunla futbol anlamında çok iyi anlaştığımızı söyleyemeyeceğim. Bence bana hak ettiğim şansı vermedi. Takımın diğer dört forveti benden hem daha pahalı hem de daha kariyerli oyunculardı ve orada performansa dayalı bir forma dağıtımı yoktu. Zaten Eintracht Frankfurt'tan da bu yüzden ayrıldım. 

FUTBOL HAYATININ DÖNÜM NOKTASI OLARAK HANGİ OLAYDAN SÖZ EDEBİLİRSİN?

Bence Frankfurt'tan Gaziantepspor'a transfer olmam. 

GAZİANTEPSPOR'DA GÖSTERDİĞİN PERFORMANSA BAKTIĞIMIZ ZAMAN, AKLIMIZA "NEDEN KARİYERİNİ ALMANYA'DA SÜRDÜRMEK YERİNE TÜRKİYE'YE GELMEYİ TERCİH ETTİ?" GİBİ BİR SORU TAKILIYOR. 

Belki Eintracht Frankfurt'ta şans bulamadım ama Almanya'da 3-4 büyük takım dışında her takımda oynayabilirim diye düşünüyorum. Frankfurt'taki şanssızlığım da önümde Fenin, Gekas, Amanatidis ve Halil ağabey gibi kariyerli dört forvetin bulunmasıydı.  

GALİBA BİZİM TÜRKİYE'DE SIK SIK YAŞADIĞIMIZ BİR OLAYLA SEN FRANKFURT'TA KARŞILAŞMIŞSIN. PEK ÇOK TEKNİK DİREKTÖR GENÇ OYUNCUYA ŞANS VERMEK YERİNE, GARANTİLİ OLANI TERCİH EDİP TECRÜBELİ OYUNCULARI KULLANIYOR. 

Evet, Skibbe de bu yolu seçmişti. Benim gibi genç bir oyuncuyu oynatıp maç kaybettiği zaman gelecek eleştirileri göğüsleyememekten korkmuş olabilir. İşte tam da bu noktada Tolunay Hoca devreye girdi. Zaten Kayserispor'u çalıştırdığı dönemde de beni istiyordu. Bu son transfer döneminde beni her gün aradı, başkanımız sık sık Almanya'ya gelip beni ne kadar istediklerini ortaya koydu ve sonuçta bu transfer gerçekleşti. 

EİNTRACHT FRANKFURT'UN SENİ ELİNDE TUTMAK İÇİN SÖZLEŞME ÖNERDİĞİ AMA SENİN BUNU KABUL ETMEYİP GAZİANTEPSPOR'A GELDİĞİN DOĞRU MU?

Evet, beni bırakmak istemediler ve önüme yeni bir sözleşme koydular. Ama Tolunay Hocayla konuşup bana sunduğu vizyonu gördükten sonra tercihimi Gaziantepspor'dan yana yapmıştım zaten. 

PEKİ SKİBBE SENİN GAZİANTEPSPOR'DA ATTIĞIN GOLLERİ GÖRDÜKTEN SONRA ACABA NE DÜŞÜNMÜŞTÜR?

Biliyorsunuz Skibbe kısa süre önce gönderildi ve yerine Daum getirildi. Halil ağabeyden duyduğum, Skibbe benim için, "Cenk'in Gaziantepspor'da attığı gollere çok seviniyorum" demiş ama bu konuda ne kadar samimi olduğunu bilemem tabii..  

FRANKFURT'TA OYNARKEN HALİL ALTINTAP'LA DİYALOĞUNUZ NASILDI?

Halil ağabeyle saha içinde bir forma rekabeti yaşıyorduk ama saha dışında çok iyi dosttuk.  Antrenmanlarda, soyunma odasında, yemeklerde Halil ağabeyle hep beraberdik. Hem profesyonellik anlamında hem de bir forvet oyuncusunun nasıl oynaması gerektiği konusunda benim için gerçek bir yol göstericiydi. Ayrıca çok iyi bir insan ve Halil ağabeyimi gerçekten çok seviyorum. Şimdi Bochum'da kiralık oynayan Ümit Korkmaz da Frankfurt'ta olduğu dönemde bana çok destek olmuş bir ağabeyimdi. Onların takımdaki varlığı bile bana güven veriyordu. 

ALMANYA'NIN GENÇ MİLLİ TAKIMLAR İÇİN SENİ KEŞFETMESİ NASIL OLDU? İLK OLARAK NE ZAMAN DAVET ALDIN?

Almanya'da 16 eyalet var ve o eyaletlerin karmaları arasında turnuvalar düzenleniyor. O turnuvalarda seçtikleri oyuncuları eleye eleye Genç Millî Takım oluşturuyorlar. Ben de bu seçme sonucunda U15 Takımı'na seçildim ve sonunda U21 Takımına kadar yükseldim. Bu ilk tercihim sırasında Türkiye'den bana herhangi bir teklif gelmemişti. 

 

LÖW'ÜN LİSTESİNDE İLK SIRADAYDIM

 

ALMANYA ADINA OYNARKEN GENÇ MİLLİ TAKIMLARDA GOL ORANININ ÇOK YÜKSEK OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ. ALMAN MİLLÎ TAKIMI'NDAKİ TEKNİK ADAMLAR SENDEN NELER BEKLİYORDU? 

 

Joachim Löw bir röportajında, "Cenk Tosun ve İlkay Gündoğan bu takımın gelecekleri" demişti. İlkay'ı ve beni Almanya A Millî Takımı'na U21'den alınacak ilk oyuncular olarak görüyordu. Ama Türkiye'den teklif geldikten sonra benim için Almanya defteri kapandı. Seremonide İstiklal Marşımızı dinlemek, Türk bayrağını görmek varken, elbette vatanımı seçecektim. 

ASLINDA ALMANYA DA BİR KALEMDE SİLİNİP ATILACAK BİR TAKIM DEĞİL. KARAR VERME AŞAMANDA NASIL GELİŞMELER YAŞANDI? 

Guus Hiddink'le bir görüşmemiz olmuştu. Beni İstanbul'a çağırdılar. Görüşmede Oğuz Hoca, Tolunay Hoca ve amcam da vardı. Hiddink o toplantıda bana güzel şeyler anlattı. Özellikle, "Sen, Mehmet Ekici, Tunay Torun bu takımın geleceğisiniz. 10-15 yıl ülkenizin takımına hizmet edeceksiniz" sözleri beni çok etkiledi. Bu görüşmeyi ailemle de paylaştım ve bu nihayetinde bu kararı verdim.

 

BU KADAR ÇABUK BİR ÇIKIŞ BEKLEMİYORDUM

 

GAZİANTEPSPOR'A GELİRKEN NASIL HAYALLER KURUYORDUN? GELİR GELMEZ BÖYLE BİR PATLAMA YAPMAYI BEKLİYOR MUYDUN?

Açıkçası Gaziantepspor'a imza atarken yarım sezonluk dönemin uyum süreci şeklinde geçeceğini düşünüyordum. En fazla ikinci yarılarda oyuna gireceğimi ve takıma yavaş yavaş alışacağımı hesaplıyordum. Ama lisansımın çıktığı ilk gün Tolunay Hoca bana kupa maçında şans verdi ve Galatasaray'a karşı oynayıp iki gol attım.

O MAÇTA VE ATTIĞIN GOLLERİN ARDINDAN NELER HİSSETTİĞİNİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISIN?

Doğrusu maçtan sonra bile bir tuhaftım, inanamamıştım. Attığım iki gol elbette unutulmazdı ama takımın 2-1 geriye düştükten sonra yaptığı geri dönüş de müthişti. Maçtan sonra takım arkadaşlarımın beni kutlaması, ailemin, Almanya'daki arkadaşlarımın arayıp tebrik etmesi çok güzel anılardı. O karşılaşmanın ardından lig maçı için Konya'ya geçmiştik. Gazeteleri açtığımda her yerde kendimi görünce büyük bir gurur duydum. 

 

PEKİ, NASIL OLDU DA TOLUNAY HOCA DAHA GELİR GELMEZ SENİ GALATASARAY MAÇINDA SAHAYA SÜRDÜ? O MAÇ ÖNCESİ ARANIZDA NASIL BİR KONUŞMA GEÇTİ?

Gaziantep'e Perşembe günü  gelmiştim ve Cumartesi günü Gençlerbirliği maçı vardı. Ancak lisansım yetişmediği için o maçın kadrosuna alınmamıştım. Ertesi gün maçta oynamayanlar idman yapıyorduk. Hoca bir hareketimi beğenmemiş olacak ki, "Cenk konsantre ol, Perşembe günü maçın var" diye bağırdı. Şaşırıp kaldım, "Ne oluyor, ne Perşembesi, ne maçı" dedim kendi kendime. Çarşamba günü antrenmanda, "Gel sana neler yapacağını anlatayım" dedi ve ertesi gün kendimi Galatasaray karşısında sahada buldum.

BİRÇOK OYUNCU YENİ TAKIMINDA UYUM SORUNU YAŞARKEN SEN HEM ÇOK FARKLI BİR LİGDE HEM DE YENİ BİR TAKIMDA BU KADAR ÇABUK ADAPTASYONU NASIL SAĞLAYABİLDİN?

İlk maçımda iki gol atarak çok iyi bir başlangıç yapmam çok yararlı oldu bence. Öte yandan hocamız olsun, oyuncu arkadaşlarım olsun ilk günden itibaren takımın bir parçası olarak hissetmemi sağlayan bir sıcaklıkla yaklaştı bana. Tabii bir de Türkçe biliyor olmam önemli bir faktör.  Siz de gördünüz, Almeida ilk golünü atabilmek için haftalarca bekledi. Oysa Alman Ligi'nin en iyi forvetlerinden birisiydi ve benim de çok beğendiğim bir golcü. Ama burada zorlanıyor. 

 

TÜRKİYE'DEKİ TAKIM ARKADAŞLIĞI BAMBAŞKA

 

GAZİANTEPSPOR'DAKİ ARKADAŞLIK ORTAMINI FRANKFURT'TAKİYLE KIYASLARSAN NELER SÖYLEYEBİLİRSİN?

Buradaki ortamı Almanlarla karşılaştırmayı hiç istemiyorum. Orada insanlar birbiri kıskanıyor, kimse kimsenin iyiliğini istemiyor. Burada ise herkes birbirine şans diliyor, arkadaşının daha iyi olmasını arzuluyor. Yedek kalan oyuncu maçtan önce gelip sarılıyor, "İnşallah bugün gol atarsın" diyor. Türkiye'deki takım arkadaşlığı bambaşka yani. 10-12 oyuncu tesislerde kalıyoruz, belki de bu sıcak dostluk biraz da bundan kaynaklanıyor. 

GAZİANTEPSPOR'DAKİ EN İYİ ARKADAŞLARIN KİMLER?

Offenbach'tan tanıdığım Cenk Güvenç var. Essen Eyalet Karması'nda birlikte oynamıştık. Yalçın ağabey, Şenol ağabey de iyi arkadaşlarım. Genellikle onlarla birlikteyim.

FRANKFURT'TA GENÇ BİR OYUNCUYDUN AMA ŞİMDİ GAZİANTEP'TE ATTIĞIN GOLLERLE BİR ANDA ÖN PLANA ÇIKAN VE HERKESİN TANIDIĞI BİR OYUNCUYA DÖNÜŞTÜN. ŞEHİRDE DIŞARI ÇIKTIĞINDA OLDUKÇA İLGİ GÖRÜYOR OLMALISIN.

Sadece Gaziantep'te değil, nereye gidersek gidelim insanlar beni tanıyor ve büyük bir ilgi, sevgi gösteriyor. Kimi fotoğraf çektirmek kimi de imza istiyor. Türkiye'deki futbol sevgisi inanılmaz. Almanya'da Ballack sokakta yürüse, kimse yanına gidip de fotoğraf çektirmek istemez. Ben Cenk Tosun'um ve sonuçta fazla bir şey değilim ama inanılmaz bir ilgiyle karşılaşıyorum. Açıkçası bu sevgi ve ilgi de hoşuma gidiyor. Bazen o kadar çok insan yanınıza geliyor ki, kendi kendinize "Yeter artık" dediğiniz oluyor. Ama sonra benim de küçükken millî maçlara gidip Hakan Şükür'le fotoğraf çektirmek için nasıl bir heves duyduğum geliyor aklıma. Dolayısıyla insanların neler hissettiğini biliyorum ve elimden geldiğince  insanların isteklerini karşılamaya çalışıyorum. 

 

SÜPER LİG'İN BUNDESLİGA'DAN FARKI YOK

 

SÜPER LİG'DE OYNANAN FUTBOLUN KALİTESİ HAKKINDA NELER SÖYLEYEBİLİRSİN? 

Ben herhangi bir fark görmüyorum. 10-15 yıl önce Süper Lig, Bundesliga'nın gerisindeydi ama bugün için oynanan futbolun kalitesi açısından bence böyle bir farktan söz edemeyiz. 

YABANCI OYUNCULARIN TÜRKİYE'DE FUTBOLUN ÇOK SERT OYNANDIĞIYLA İLGİLİ BİR YAKINMASI VAR. SEN BU KONUDA NELER SÖYLERSİN?

Bence aynı sertlik Almanya'da da var. Defans oyuncularının böyle oynaması da normal. Bence böyle sert ve mücadeleci bir oyunda attığın golün değeri de yükseliyor. 

GAZİANTEPSPOR SEZONUN İLK YARISINDA GOL KISIRLIĞI YAŞAYAN BİR TAKIMDI AMA SEN GELDİKTEN SONRA BU TABLO DEĞİŞTİ. TAKIM ARKADAŞLARIN BU KONUDA SANA NELER SÖYLÜYOR?

Gaziantepspor gerçekten çok iyi bir takım ama bir santrforu yoktu. O bölgede zaman zaman Sosa ve Popov oynuyordu ama gerçek yerleri santrfor değildi. İkisi de çok teknik ve çok hızlı oyuncular ama o bölgede oynayan adamın biraz daha fizikli ve top tutabilen birisi olması gerekiyor. Dolayısıyla benim gibi bir santrforun gelmesi takıma çok yararlı oldu. Arkadaşlarımdan tabii ki övgüler alıyorum. Mesela Yalçın ağabey, "Sen ilk yarıda takımda olsaydın kesinlikle ilk üçün içinde olurduk" diyor. Kendimi övmüş gibi olmayayım ama gerçekten de ilk yarıda takımda olsaydım, fazladan bir kaç maç daha kazanabilirdik. Çünkü Gaziantepspor'un ilk yarıda kıl payı puan kaybettiği çok fazla maç var.

A MİLLİ TAKIM’DAN BU KADAR ÇABUK BİR DAVET ALMAYI BEKLİYOR MUYDUN?

Açıkçası bu kadar çabuk bir davet beklemiyordum. Sonuçta A Millî Takım'ın o kadar kolay girilebilecek bir yer olmadığını da biliyordum. Buralara bu kadar çabuk geleceğimi hayal etmiyordum. Ama Gaziantepspor'da bulduğum şans ve attığım goller, süreci çabuklaştırdı. Milli Takım'la erken buluşmamın da kariyerim açısından çok daha faydalı olacağına inanıyorum. 

GAZİANTEPSPOR ÇOK BAŞARILI BİR BİÇİMDE YÜKSELİYOR, İYİ FUTBOL OYNUYOR VE ÜST SIRALARI HEDEFLİYOR. BU SÜREÇTE SEYİRCİNİN DESTEĞİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUN?

Açıkçası onlara inanamıyorum. 17 bin kişilik stadımız var, tribünlerde 10 bin kişiyi bile bulamıyoruz. Bilet fiyatları düşük tutulmasına rağmen stat dolmuyor. Bu kadar iyi giderken destek görmeyeceksek ne zaman göreceğiz? Buradan Gaziantepspor taraftarlarına seslenmek istiyorum; bu takıma yardım etsinler. Ben Gaziantepspor'un daha da yukarıları zorlayacak potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. 

 

EN İYİ OYUNCU ALEX

 

TÜRKİYE'DE EN BEĞENDİĞİN OYUNCULAR HANGİLERİ?

Bence Türkiye'deki en iyi oyuncu Alex. Çok zeki bir oyuncu, takımını çok iyi yönetiyor ve tek başına bir maçı çevirebilecek kaliteye sahip. İşte son Galatasaray maçında yaptıkları ortada. Önce frikikten asist yaptı, sonra da kısa boyuyla Gökhan Zan ve Servet Çetin gibi iki uzun boylu stoperin arasında kafa golü attı. O golde havada asılı kalması ve topu istediği yere bırakması müthişti. Kendisine hayranım. Bir de Arda ağabeyi çok beğeniyorum. Gaziantepspor'da da çok iyi oyuncular var. Tek tek bütün takımın ismini saysam yeridir. Düşünün, Olcan gibi bir oyuncu yedek kalabiliyor, sonra da oynadığı ilk maçta 3 gol atabiliyor. 

KARİYER PLANLAMANDA NELER VAR? BİZE HEDEFLERİNDEN SÖZ EDER MİSİN?

Öncelikle Gaziantepspor'a çok faydalı olmak, attığım gollerle takımımın başarısına katkı sağlamak istiyorum. Önümüzdeki sezon Gaziantepspor'la Avrupa kupalarında mücadeleyi etmeyi çok arzu ediyorum. Kulübümle 3.5 yıllık sözleşmem var. Sözleşmemin bitiminde de Türkiye'de veya Avrupa'da daha büyük takımlarda yoluma devam etmek amacındayım. Yurtdışında mutlaka Almanya'da oynamak gibi bir düşüncem yok, İngiltere veya İspanya'da da oynamak isterim. Daha yaşım çok genç, öğrenecek çok şey de var önümde, uzun bir yol da var. 

CENK TOSUN'UN FUTBOLUN DIŞINDA NASIL BİR İNSAN OLDUĞUNU DA MERAK EDİYORUZ. NELERDEN HOŞLANIR, NELERE KIZARSIN MESELA?

Çabuk iletişim kuran, sıcak bir insanım. Belki herkes aynı şeyi söyler ama yalanı gerçekten hiç sevmem. Yalan konuşan bir insanla asla arkadaşlık yapmam. Beni mutlu eden şeyler ise iyi arkadaşlıklardır. Ama tabii her şeyden önemlisi de ailem. 

ŞİMDİ GAZİANTEP'TE AİLENDEN UZAKTASIN. HASRET ÇEKİYOR MUSUN?

Babam havaalanında çalıştığı  için uçuş kolaylığı var. 2-3 haftada bir yanıma geliyor ve bana destek vermeyi sürdürüyor. Avusturya maçına da geldi ve milli maçı izledi. Ama ailem şimdilik Türkiye'ye yerleşmeyi düşünmüyor. 

GAZİANTEP'İN ÜNLÜ YEMEKLERİYLE ARAN NASIL?

Yabancı oyuncular ilk geldiklerinde yağlı yemekler yüzünden midelerini bozmuş ama ben bu yemeklere alışkınım. Çünkü annem de babaannem de Türk yemeklerini çok güzel yapar. Bu arada insanlar benim yediklerimi görse korkar (gülüyor). Benim yediğim yemekle iki-üç kişi doyar. Gerçek bir mantı delisiyim. Annem arkadaşlarını çağırıp 10 kilo mantı yapar, o da bana ancak iki-üç hafta yeter. Ama Allah'a şükür yediklerimi çok iyi yakıyorum. Yoksa benim yediklerimi bir başkası yese fil gibi olur



 02 Nisan 2011 Okunma Sayısı: 15236
Arkadaşına Gönder Yazdır  
Sayfayı arkadaşınıza gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
  Diğer Röportajlar
 • ORTAK AKILA EKONOMİK MODEL    [13 Şubat 2015]
 • Atmalılardan, Türkiye’ye örnek birliktelik!    [03 Ocak 2015]
 • İPEK YOLU’NUN BİLİM KENTİ: HKÜ    [04 Temmuz 2014]
 • “ÇİN İLE ARAMIZDA 40 YIL VAR”    [21 Mayıs 2012]
 • "Bir gün geri döneceğim!"    [01 Mart 2011]
 • GEZGİN GAZETECİ COŞKUN ARAL ANLATIYOR    [25 Haziran 2010]
 • “Geleceğimiz temiz bir çevrede yatıyor”    [24 Mayıs 2010]
 • Ekmeğimizi taştan çıkartıyoruz    [12 Nisan 2010]
 • 200 yıllık konaklarda 5 yıldızlı konaklama    [08 Ocak 2010]
 • 112'yi nasıl arayacaksınız?    [14 Nisan 2009]
 • Kocaman: “Ankara beni değil, ben kendimi uygun gördüm…”    [14 Mart 2009]
 • GAZİANTEP VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRÜ İSA GÜVEN’DEN ŞOK AÇIKLAMALAR    [16 Şubat 2009]
 • Her şeyin başı sağlık    [04 Aralık 2008]
 • Tüm Gaziantepliler bu müzeyi görmeli    [25 Kasım 2008]
 • 2009’a girerken Gaziantep    [15 Kasım 2008]
 • ÖMER ÇELİK: GTB Gaziantep’in hizmetinde    [07 Kasım 2008]
 • DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU, GÜNCEL OBJEKTİF’İNDE…    [06 Ekim 2008]
 • Hükümet icraatlarıyla değil, yoksula yaptığı yardımla övünüyor    [23 Eylül 2008]
 • Antep'e vefa borcumu Şirehan'la ödüyorum    [26 Nisan 2008]
 • “Soykırım Anıtı yapılmalı”    [11 Ocak 2008]
Video
   
YAZARLARIMIZ
 
Yakup Çiçek
AHMET HAKANI YALNIZ BIRAKTIK
Veysel KARAYILAN
UMUDUM VAR DÜZELECEK
Murat GÜREŞ
BIÇAK GİBİ
Ali Doğan
ARA BİZE YARAMADI
Halil Yılmaz
ŞEYTAN BUNLARI GÖRÜNCE SELAMA DURUR
Enver BAL
GAZİANTEPSPOR KÜMEDE KALDI
Ahmet BAKIR
ÇEVREM
Celal TOPKAN
ERDOĞAN'I ŞAŞIRTAN 'EVET' VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Mehdi ANLAROĞLU
KİLİS’TE NELER OLUYOR?
İzzettin Turnalar
ETME…
Merve DURMAM
Elhamdülillah Müslümanız
Burcu KARAKAŞ
Özgür Basın" Ne Demek?
Hasan Işık ÖZYILAN
SİZİN ÇAKRANIZ NEDİR?
S.Taşkın ELMA
BÜYÜKŞEHİRDEN TEK YÖN UYGULAMASI…
Hasan Fuat GÖÇER
HEGEMONYA KIRILMALI
Şevki KILIÇ
CUMHURİYET
 
Site İçi Arama
 
Haberlerde Yazılarda
 
Güncel Anket Arşiv »
 
Gaziantepspor bu sezon başarılı mı?
     
 
RÖPORTAJ
 
 
Linkler Hepsi »
 
Gaziantep Valiliği
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi
Gaziantep Ticaret Odası
Şehitkamil Belediyesi
Şahinbey Belediyesi
gazeteoku
 
 
 
       Anasayfa        |       Arşiv        |       Reklam        |        Künye        |        İletişim        
© 2007 Gaziantep Güncel Gazetesi
site ekle
kaliteli çiçekçiler için doğru seçim
• gaziantep çiçekçi, • gaziantep çiçek,
• gaziantep çiçek siparişi
• online çiçekçi, • çiçek gönder, • yapay çiçek