
Kadooğlu, küresel gıda arzında yaşanan dalgalanmaların ve jeopolitik risklerin kısa vadeli etkilerini yönetmeye çalışırken, kalıcı ihracat pazarları oluşturmayı da öncelik haline getirdiklerini belirtti. Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında özellikle orta sınıfı hızla büyüyen ve kaliteli gıda talebi artan ülkeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Kadooğlu, 1,4 milyarlık nüfusu ve dünyanın parasal değer bakımından en büyük ikinci tarım ithalatçısı konumuyla Çin'in öncelikli hedef pazarlar arasında yer aldığını söyledi.
Temmuz ayı sonunda Şanghay ve Guangzhou şehirlerine yönelik düzenlenecek Sektörel Ticaret Heyeti Programı öncesinde hazırlıkların tamamlandığını aktaran Kadooğlu, ithalatçı firmalar ve süpermarket zincirleriyle gerçekleştirilen ön görüşmelerde Türk hububat sektörünün pazardaki iddiasını ortaya koyduklarını belirtti. Heyetin, Çin pazarında sürdürülebilir ihracat ve uzun vadeli ticari ortaklıklar açısından önemli bir başlangıç olacağını vurguladı.
ASYA VE OKYANUSYA'DA KALICI BÜYÜME HEDEFİ
Çin'e yönelik girişimlerin yalnızca bu ülkeyle sınırlı olmadığını dile getiren Kadooğlu, söz konusu çalışmaların Asya ve Okyanusya pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturma stratejisinin parçası olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin Afrika ve Orta Doğu pazarlarında güçlü bir konuma sahip olduğunu hatırlatan Kadooğlu, buna karşın Asya ve Okyanusya'nın Türkiye'nin toplam hububat ihracatındaki payının henüz yüzde 5-6 seviyelerinde bulunduğunu söyledi. Bölgenin yüksek nüfus ve büyüyen tüketim kapasitesinin önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kadooğlu, bu potansiyeli ihracata dönüştürmek amacıyla Çin'in yanı sıra bölgenin diğer önemli ekonomilerine yönelik pazar derinleşmesi çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Yakın dönemde Japonya'da düzenlenen Foodex Japan ile Güney Kore'deki Seoul Food & Hotel fuarlarında "Türkiye Gıda İhracatçıları" markası altında yürütülen tanıtım faaliyetlerinin başarılı sonuçlar verdiğini belirten Kadooğlu, Türk gıda ürünlerine yönelik ilginin bölgedeki rekabet gücünü ortaya koyduğunu söyledi.
Kadooğlu, geleneksel pazarlardaki güçlü konumu korurken, Asya'nın yüksek potansiyelli pazarlarında da kalıcı bir yer edinmek amacıyla uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine kesintisiz devam edeceklerini sözlerine ekledi.