Kadooğlu’ndan ihracat değerlendirmesi

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 14:39
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 14:39
guncelgazete.com

Kadooğlu, “Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun yarısına yakınının yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyası hem ticari ilişkilerimizin uzun yıllardır istikrarlı biçimde geliştiği hem de temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bölgeler. Geçen yıl 2,7 milyar dolar hacimle Güneydoğu’nun hububat sektörü ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu bölgelerde Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali gibi ülkeler en büyük pazarlarımız arasında yer alıyor. Bu ülkeler girişimlerimizin sahada karşılık bulduğu, güven ilişkisiyle büyüyen stratejik ortaklarımız olarak da öne çıkıyor. Ramazan ayı öncesi dönemde bu pazarlarda temel gıda ürünlerine yönelik talebin doğal olarak hızlandığını görüyoruz. Biz de bu dönemi yalnızca bir satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir süreç olarak ele alıyoruz. İhracatçılarımız fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenilirliğini güçlendiren ve karşılıklı ticari güveni büyüten bir yaklaşımı merkeze alıyor; üretim, stok ve sevkiyat planlamasını bu hassasiyetle yapıyor. İslam coğrafyasında bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan, aynı zamanda üreticilerimize ve ihracatçılarımıza da emeklerinin karşılığını veren bir bereket ayı. Bölgemiz bu coğrafyalarda sofralara güvenli gıdanın zamanında ulaşmasını sağlayan bir ticari sorumluluğu temsil ediyor.”

“TAHSİLAT SORUNLARI IRAK’LA TİCARET AKIŞIMIZI ZORLUYOR”

Bölgenin en yakın ve en büyük pazarlarından biri olan Irak pazarına ayrı bir parantez açan Kadooğlu, ülkede son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticaret akışını etkilemeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl Irak’a ihracatımızda yüzde 16,8’lik bir daralma yaşanmıştı, bu yıl Ocak ayında ise aylık bazda gerileme yüzde 30’u aştı. Sahada yaşanan temel sorun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısının Irak Merkezi Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilen ASYCUDA sistemine henüz entegrasyon sağlamamış olmasıdır. Bu yapısal aksaklık nedeniyle, ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsili imkânsız hale gelmiştir. ASYCUDA sistemine tam entegre olunmaması ve Iraklı ithalatçılar tarafından ön beyan şartının yerine getirilememesi nedeniyle ihracat fiilen tamamlanmasına rağmen, Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke olması firmalarımızı ciddi bir nakit akışı baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu durum sadece ticari hacmi değil, üretim planlamasını ve finansal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Öte yandan, son dönemde uygulamaya alınan bazı gümrük düzenlemeleri ve mali yükler konusunda Irak’taki yerel tüccar ve esnafın maliyet artışlarına ilişkin tepkilerini kamuoyuna yansıttığını görüyoruz. Bu tablo, sorunun yalnızca ihracatçıları değil, piyasanın tüm aktörlerini etkileyen bir nitelik taşıdığını gösteriyor. Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’yi bulan düşüşler yaşanması, sorunun sahadaki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ramazan ayı gibi, temel gıda talebinin arttığı bir dönemde ödeme kanallarında yaşanan bu tıkanıklık piyasa istikrarını zorluyor. Beklentimiz, ilgili makamlar nezdinde yürütülen girişimlerle birlikte ya İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınmasıdır.”