
Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde İncilipınar Mahallesi’nde bulunan Gölgeler Apartmanı da yıkıldı. Asrın felaketinde 21 kişinin öldüğü, onlarca vatandaşın da yaralandığı apartmanın enkazından o dönem 18 yaşında olan Adnan Muhammed Korkut ise 94 saat sonra kurtarılarak hayata tutundu.
ENKAZ ALTINDA 94 SAAT ÇİÇEK YİYEREK VE İDRARINI İÇEREK HAYATA TUTUNDU
Gölgeler Apartmanı’ndaki evinde 04.17’deki depreme tek başına yakalanan ve 4 gün enkaz altında kalan Adnan Muhammed Korkut, çiçek yiyerek ve idrarını içerek hayata tutundu. Dördüncü günün sonunda ise AFAD ekiplerince oluşturulan yaşam koridoru sayesinde enkaz altından çıkarılan Adnan Muhammed Korkut’un kurtarılma anları ise İhlas Haber Ajansı kameralarına yansımıştı.
ASRIN FELAKETİNİN 3’ÜNCÜ YILINDA O ANLARI BİR KEZ DAHA ANLATTI
Yaşanan depremin üzerinden geçen 3 yıla rağmen o anları anlatan ve hala her şeyi çok iyi hatırladığını belirten 21 yaşındaki Adnan Muhammed Korkut, "6 Şubat depreminde 5 gün enkaz altında kaldım. O gün her şey yolunda gidiyordu. Ben biraz geç uyumuştum. Saat 2 sularıydı. Saat 04.17’de bir deprem oldu ama ben o sıra ağır uykuya dalmıştım. Sonra bir anda her taraf sallanınca darbe girişimi falan oluyor zannettim. 18 saniyelik bir sallantıda kendimi bir şekilde düşüp enkaz altında buldum. Her taraf çok karanlıktı. Ben baygınlık geçirdim. Ondan sonraki süreç çok ürkütücüydü. Depremin olduğunu bilmediğim için bu zamana kadar deprem görmediğim için ne yapacağımı bilmiyordum. Sonrasında her taraf çok zifiri karanlıktı. Görünmeyecek şekildeydi. Telefonum yanımda değildi. Ailem yanımda değildi. Köpeğim vardı yanımda ama o vefat etmişti. Bir gün sonra telefonumu buldum. Alarm falan çalmıştı. Ona uyandım. Sonra hayatta kalma mücadelesi başladı benim için" dedi.
"ÇİÇEK YİYEREK VE İDRARIMI İÇEREK HAYATTA KALDIM, HEP UMUTLUYDUM"
Enkaz altında çiçek yiyerek ve idrarını içerek hayatta kaldığını belirten ve hep umutlu olduğunu vurgulayan Korkut, "Yaşam üçgeni gibi bir alanda kaldım ama çok ezilmemiştim. Enkazda 5 gün kaldım ama çok kötü geçti ama her zaman içimde dışarı çıkacağıma dair bir umut vardı. Enkaz altındayken yukarıdaki insanların sesleri geliyordu, imdat sesleri, çığlık sesleri geliyordu, yardım sesleri geliyordu. Benim de elimden bir şey gelmiyordu. Sonra belli bir gün süre sonrasında sesleri kesildi. Sonra ceset kokuları falan bayağı inmeye başlamıştı. Ondan sonra ben, arama kurtarma çalışmalarının olduğunu zaten duyuyordum. Sonra telefonumu buldum. Onun ışığıyla yararlandım. Şebeke çekmiyordu. Sonrasında kendi idrarımı içerek hayatta kaldım. O an yapacak başka bir şey yoktu. Su niyetine içmiştim, annemin yetiştirdiği çiçekler vardı. Onları yiyerek biraz da kendimi hayata tutmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.