AK Parti Artvin, Bilecik, Çankırı, Gaziantep, Iğdır 7. Olağan İl Kongrelerine canlı bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen eylemlere değindi.
Erdoğan, “LGBT, yok böyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir” açıklamasında bulundu.
Bir yandan salgınla mücadele ederken, diğer yandan siyasi ve ekonomik hedefler için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize husumeti politikalarının merkezine yerleştiren güçlere ve onlardan cesaret alan terör örgütlerine karşı kararlı bir duruş sergiliyoruz. Bugüne kadar yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmemesi ve elde ettiğimiz kazanımlardan geriye gidiş olmaması için çalışıyoruz. Bununla kalmıyor, yeni kazanımlar için yeni adımlar atmanın hazırlıklarını yürütüyoruz. Küresel, siyasi, ve ekonomik dengeler sarsılırken ülkemizin önümüzdeki dönemde kendine güçlü bir yer edinmesini sağlamayı hedefliyoruz. Bu mücadelenin lokomotifi elbette Cumhur İttifakı’dır. Böyle tarihi bir mücadeleye ülkedeki tüm siyasi partilerin, STK’ların, her kesimin destek vermesi gerekir. Ama maalesef ülkemizde siyasi hırsları ve ideolojik saplantıları kendi vatanlarına ve halklarına olan sorumluluklarının önüne geçmiş bir kesim vardır. Bunların öncüsü ve sözcüsü de CHP’dir. Büyük bir üzüntü ile ifade etmek isterim ki, CHP 7/24 açık bir yalan partisine, başındaki zat da 7/24 yalan söyleyen bir adamcağıza dönüşmüştür. Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili yaptığı açıklamalara baktığınız zaman hala terör örgütlerinin birer temsilcisi olanları, bu ülkenin 'evlatları' veya kendisinin de 'arkadaşları' olarak tanımlıyor. Terör örgütlerinin üyesi olan bun gençlerimiz, ülkemizin gerçek manada milli ve manevi değerlere sahip gençleri olarak kabul etmiyoruz. Zira siz öğrenci misiniz, siz talebe misiniz, yoksa siz rektörün odasını işgale kalkışan terörist misiniz? Bu ülke teröristlerin hakim olduğu bir ülke olmayacak. Buna da asla fırsat vermeyeceğiz. Gereği neyse bunu yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Artık bu ülke Taksim’deki bir Gezi olayını yaşamayacak ve yaşatmayacaktır. Bay Kemal, sen eğer bu yolda devam edeceksen devam et, terörist arkadaşlarınla bu yola devam edeceksen buyur devam et. Ama biz teröristlerle beraber olmadık, olmayacağız. Cudi’de, Tendürek’te, Gabar’da teröristlere nasıl oraları mezar ettiysek, nasıl inlerine girdiysek bundan sonra da her yerde aynı şekilde buna devam edeceğiz. LGBT, yok böyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir. Bizim bu yapıdan beklentimiz, elbette her konuda yer alması değildir, hatta bizim yanımızda hiç yer almasa da olur. CHP’den bizim beklentimiz yok, bizim bunlardan beklentimiz, ülkemizin ve milletimizin ortak menfaatleri, sıkıntıları, sevinçleri, bu hususta asgari düzeyde de olsa bir anlayış birliği sergilemeleridir. Gölge etmeseler yeter, ona bile razıyız. Türkiye terörle mücadele ederken, terör örgütlerinin ve teröristlerin yanında yer almasalar yeter. Önce kendi içlerinde tecavüz, taciz, bütün bu adiliklerden arındırılmış bir siyasi parti olsunlar yeter. Türkiye sınırlarını güvenli hale getirmenin kavgasını verirken, emperyalistlerin tetikçiliğine soyunmasalar yeter. Türkiye Doğu Akdeniz’de haklarını korurken, karşımızdakilerin tezleri ile ortaya çıkmasalar yeter. Türkiye AB’den Amerika’ya kadar nice gücün haksız ithamlarına maruz kalırken, onların değirmenlerine su taşımasalar yeter. Türkiye salgınla mücadele ederken, milletimizin moralini bozmaya, yürütülen faaliyetleri sabote etmeye çalışmasalar yeter. Türkiye küresel ekonomik krizin etkileri ile boğuşurken, yalanlarla ortalığı bulandırmasalar yeter. Kendi partilerinde taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık ayyuka çıkmışken, başkalarına çamur atmak yerine önce kendilerini temizleseler yeter. Yalanı gür sesle ve kendinden emin bir emin edayla söyleyince herkesi inandırabileceğini sanan bu sıkıntılı zihniyeti milletimizin taktirine havale ediyoruz” diye konuştu.
“BU ADAMCAĞIZIN KALBİ MÜHÜRLENMİŞ”
Ekonomi ile ilgili yaptığı kapsamlı değerlendirmeleri hatırlatıp, rakamlar verdiğini belirten Erdoğan, bunun üzerine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamaların tamamı yalan, saptırma, yanlış olan ithamlarla bu hakikatleri gölgelemeye çalıştığını belirtti. Erdoğan, “Halbuki, kendisinin bu hezeyanları ortaya saçtığı saatlerde ocak ayı ihracatımızın 15 milyar doları aşarak tüm zamanların rekorunu kırdığının müjdesi milletimizle paylaşılıyordu. Çiftçilerimize destek ödemesi yapılmadığını söyleyen bu zat, geçen yıl yapılan 22 milyar liralık destek ödemelerini, bu yıl yapılacak 24 milyar liralık destek ödemelerini yok sayıyor. Kulağı var duymuyor, gözü var duymuyor. Zira bu adamcağızın kalbi mühürlenmiş. Bu zat, Türkiye’nin dünyanın en büyük gıda ihracatçılarından biri olarak yurt dışından aldığı buğdayı ve diğer ürünleri işleyip küresel düzeyde sattığını görmek istemiyor. Ülkemizin tarımsal üretiminin kendi ihtiyacını karşılamaya yettiğini kavramakta zorlanan bu zat, geçen yıl bitkisel üretimimizin 124 milyon ton ile cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını bilmiyor. Çiftçimize ekmesi, biçmesi, üretmesi için her türlü desteği verdiğimizi, bundan sonra da daha fazlasıyla vereceğimizi görmeyen gözlere, duymayan kulaklara, söylemeyen dillere diyecek sözümüz yoktur. Milletimiz sağlıktan sanayiye, tarımdan eğitime kadar her alanda neler yaptığımızı, hangi yatırımları gerçekleştirdiğimizi, hangi hizmetleri verdiğimizi bizzat yaşayarak görüyor. Bizim kendimizi anlatmadığımız her yerde yalan ve iftira furyası alıp başını gidiyor. Bunun için sizlerden son 18 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize getirdiğimiz her hizmeti bıkmadan, usanmadan sürekli anlatmanızı istiyorum. Ateşi su ile yalanı da hakikatle söndürebiliriz. Seçim gününe kadar hep birlikte sahada adım atmadık tek karış yer, elini sıkmadık, hatırını sormadık, gönlünü kazanmadık tek bir vatandaşımızı bırakmayana kadar çalışacak, koşturacağız“ şeklinde konuştu.
Yeni anayasa çalışmasına Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile beraber öncülük edeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Sayın Bahçeli’nin bu konuda yaptığı olumlu açıklamaları ve çizdiği çerçeveyi memnuniyetle karşıladık. Elbette böylesine kapsamlı bir çalışma ülkedeki tüm kesimlerin içinde yer almasıyla anlamlı hale gelecektir. Süreci sabote etmek yerine olumlu katkıda bulunmak isteyen tüm grupları, herkesi yeni anayasa çalışmalarının içinde görmek istiyoruz. Bunu da tüm samimiyetimle söylüyorum. Yeni anayasa sürecinin dünyanın ve bölgemizin son yıllarda geçirdiği büyük değişimlerin, ülkemizin önünde açtığı fırsatların değerlendirilmesini kolaylaştıracak bir yönü olacağına da inanıyorum” açıklamasında bulundu.
"SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLAN BİR ANA MUHALEFET GÖRMEK İSTİYORUZ"
AK Parti’nin tarihi boyunca hep değişime öncülük eden bir anlayışla hareket ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz. Siyaseti polemik tuzağı olmaktan çıkartıp hizmet yarışı haline dönüştürmekte, ahlaki ve ilkeli temelini güçlendirmekte kararlıyız. Bunun için iktidar kadar muhalefete de sorumluluk düşüyor. Şu ana kadar terör örgütlerinin vesayetindeki partilerin gölgesinde kalan bir ana muhalefetin bu sorumluluğu yerine getirmesinin zor olduğunu gördük. Hiç değilse bundan sonra karşımızda gerçekten Türkiye’nin partisi gibi davranan, yerli ve milli olabilmeyi başaran, sorunun değil çözümün parçası olan bir ana muhalefet görmeyi ümit ediyoruz. Demokrasilerde muhalefetin ne kadar önemli olduğunun bilincinde bir parti olarak böyle bir gelişmeden ancak mutluluk duyuyoruz. Bunun bizim değil, milletimizin talebi olduğunu da belirtmek isteriz. Yapılan reformların, demokratik ve ekonomik kalkınmamızın çarpan etkisi haline dönüşmesini, ülkemizin elde ettiği kazanımların sürekli ileriye taşınmasını da ancak bu şekilde sağlayabiliriz. AK Parti olarak bu doğrultuda bize bir adım gelene beş adım, on adım gitmekte, büyük ve güçlü Türkiye hedefi için ne gerekiyorsa yapmakta asla tereddüt etmeyiz. Cumhur İttifakı ile ülkemizin yakaladığı büyük fırsatı tarihi bir zafere dönüştürme mücadelemizde yanımızda yer alacak herkese yüreğimizde, kollarımızda, kapımızda açıktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının sonunda kongrenin hayırlara vesile olmasını diledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erdoğan kongreye canlı bağlandı
AK Parti Artvin, Bilecik, Çankırı, Gaziantep, Iğdır 7. Olağan İl Kongrelerine canlı bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen eylemlere değindi.
Erdoğan, “LGBT, yok böyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir” açıklamasında bulundu.
Bir yandan salgınla mücadele ederken, diğer yandan siyasi ve ekonomik hedefler için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize husumeti politikalarının merkezine yerleştiren güçlere ve onlardan cesaret alan terör örgütlerine karşı kararlı bir duruş sergiliyoruz. Bugüne kadar yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmemesi ve elde ettiğimiz kazanımlardan geriye gidiş olmaması için çalışıyoruz. Bununla kalmıyor, yeni kazanımlar için yeni adımlar atmanın hazırlıklarını yürütüyoruz. Küresel, siyasi, ve ekonomik dengeler sarsılırken ülkemizin önümüzdeki dönemde kendine güçlü bir yer edinmesini sağlamayı hedefliyoruz. Bu mücadelenin lokomotifi elbette Cumhur İttifakı’dır. Böyle tarihi bir mücadeleye ülkedeki tüm siyasi partilerin, STK’ların, her kesimin destek vermesi gerekir. Ama maalesef ülkemizde siyasi hırsları ve ideolojik saplantıları kendi vatanlarına ve halklarına olan sorumluluklarının önüne geçmiş bir kesim vardır. Bunların öncüsü ve sözcüsü de CHP’dir. Büyük bir üzüntü ile ifade etmek isterim ki, CHP 7/24 açık bir yalan partisine, başındaki zat da 7/24 yalan söyleyen bir adamcağıza dönüşmüştür. Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili yaptığı açıklamalara baktığınız zaman hala terör örgütlerinin birer temsilcisi olanları, bu ülkenin 'evlatları' veya kendisinin de 'arkadaşları' olarak tanımlıyor. Terör örgütlerinin üyesi olan bun gençlerimiz, ülkemizin gerçek manada milli ve manevi değerlere sahip gençleri olarak kabul etmiyoruz. Zira siz öğrenci misiniz, siz talebe misiniz, yoksa siz rektörün odasını işgale kalkışan terörist misiniz? Bu ülke teröristlerin hakim olduğu bir ülke olmayacak. Buna da asla fırsat vermeyeceğiz. Gereği neyse bunu yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Artık bu ülke Taksim’deki bir Gezi olayını yaşamayacak ve yaşatmayacaktır. Bay Kemal, sen eğer bu yolda devam edeceksen devam et, terörist arkadaşlarınla bu yola devam edeceksen buyur devam et. Ama biz teröristlerle beraber olmadık, olmayacağız. Cudi’de, Tendürek’te, Gabar’da teröristlere nasıl oraları mezar ettiysek, nasıl inlerine girdiysek bundan sonra da her yerde aynı şekilde buna devam edeceğiz. LGBT, yok böyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir. Bizim bu yapıdan beklentimiz, elbette her konuda yer alması değildir, hatta bizim yanımızda hiç yer almasa da olur. CHP’den bizim beklentimiz yok, bizim bunlardan beklentimiz, ülkemizin ve milletimizin ortak menfaatleri, sıkıntıları, sevinçleri, bu hususta asgari düzeyde de olsa bir anlayış birliği sergilemeleridir. Gölge etmeseler yeter, ona bile razıyız. Türkiye terörle mücadele ederken, terör örgütlerinin ve teröristlerin yanında yer almasalar yeter. Önce kendi içlerinde tecavüz, taciz, bütün bu adiliklerden arındırılmış bir siyasi parti olsunlar yeter. Türkiye sınırlarını güvenli hale getirmenin kavgasını verirken, emperyalistlerin tetikçiliğine soyunmasalar yeter. Türkiye Doğu Akdeniz’de haklarını korurken, karşımızdakilerin tezleri ile ortaya çıkmasalar yeter. Türkiye AB’den Amerika’ya kadar nice gücün haksız ithamlarına maruz kalırken, onların değirmenlerine su taşımasalar yeter. Türkiye salgınla mücadele ederken, milletimizin moralini bozmaya, yürütülen faaliyetleri sabote etmeye çalışmasalar yeter. Türkiye küresel ekonomik krizin etkileri ile boğuşurken, yalanlarla ortalığı bulandırmasalar yeter. Kendi partilerinde taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık ayyuka çıkmışken, başkalarına çamur atmak yerine önce kendilerini temizleseler yeter. Yalanı gür sesle ve kendinden emin bir emin edayla söyleyince herkesi inandırabileceğini sanan bu sıkıntılı zihniyeti milletimizin taktirine havale ediyoruz” diye konuştu.
“BU ADAMCAĞIZIN KALBİ MÜHÜRLENMİŞ”
Ekonomi ile ilgili yaptığı kapsamlı değerlendirmeleri hatırlatıp, rakamlar verdiğini belirten Erdoğan, bunun üzerine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamaların tamamı yalan, saptırma, yanlış olan ithamlarla bu hakikatleri gölgelemeye çalıştığını belirtti. Erdoğan, “Halbuki, kendisinin bu hezeyanları ortaya saçtığı saatlerde ocak ayı ihracatımızın 15 milyar doları aşarak tüm zamanların rekorunu kırdığının müjdesi milletimizle paylaşılıyordu. Çiftçilerimize destek ödemesi yapılmadığını söyleyen bu zat, geçen yıl yapılan 22 milyar liralık destek ödemelerini, bu yıl yapılacak 24 milyar liralık destek ödemelerini yok sayıyor. Kulağı var duymuyor, gözü var duymuyor. Zira bu adamcağızın kalbi mühürlenmiş. Bu zat, Türkiye’nin dünyanın en büyük gıda ihracatçılarından biri olarak yurt dışından aldığı buğdayı ve diğer ürünleri işleyip küresel düzeyde sattığını görmek istemiyor. Ülkemizin tarımsal üretiminin kendi ihtiyacını karşılamaya yettiğini kavramakta zorlanan bu zat, geçen yıl bitkisel üretimimizin 124 milyon ton ile cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını bilmiyor. Çiftçimize ekmesi, biçmesi, üretmesi için her türlü desteği verdiğimizi, bundan sonra da daha fazlasıyla vereceğimizi görmeyen gözlere, duymayan kulaklara, söylemeyen dillere diyecek sözümüz yoktur. Milletimiz sağlıktan sanayiye, tarımdan eğitime kadar her alanda neler yaptığımızı, hangi yatırımları gerçekleştirdiğimizi, hangi hizmetleri verdiğimizi bizzat yaşayarak görüyor. Bizim kendimizi anlatmadığımız her yerde yalan ve iftira furyası alıp başını gidiyor. Bunun için sizlerden son 18 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize getirdiğimiz her hizmeti bıkmadan, usanmadan sürekli anlatmanızı istiyorum. Ateşi su ile yalanı da hakikatle söndürebiliriz. Seçim gününe kadar hep birlikte sahada adım atmadık tek karış yer, elini sıkmadık, hatırını sormadık, gönlünü kazanmadık tek bir vatandaşımızı bırakmayana kadar çalışacak, koşturacağız“ şeklinde konuştu.
"BAHÇELİ'NİN YENİ ANAYASA AÇIKLAMALARINI MEMNUNİYETLE KARŞILADIK"
Yeni anayasa çalışmasına Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile beraber öncülük edeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Sayın Bahçeli’nin bu konuda yaptığı olumlu açıklamaları ve çizdiği çerçeveyi memnuniyetle karşıladık. Elbette böylesine kapsamlı bir çalışma ülkedeki tüm kesimlerin içinde yer almasıyla anlamlı hale gelecektir. Süreci sabote etmek yerine olumlu katkıda bulunmak isteyen tüm grupları, herkesi yeni anayasa çalışmalarının içinde görmek istiyoruz. Bunu da tüm samimiyetimle söylüyorum. Yeni anayasa sürecinin dünyanın ve bölgemizin son yıllarda geçirdiği büyük değişimlerin, ülkemizin önünde açtığı fırsatların değerlendirilmesini kolaylaştıracak bir yönü olacağına da inanıyorum” açıklamasında bulundu.
"SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLAN BİR ANA MUHALEFET GÖRMEK İSTİYORUZ"
AK Parti’nin tarihi boyunca hep değişime öncülük eden bir anlayışla hareket ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz. Siyaseti polemik tuzağı olmaktan çıkartıp hizmet yarışı haline dönüştürmekte, ahlaki ve ilkeli temelini güçlendirmekte kararlıyız. Bunun için iktidar kadar muhalefete de sorumluluk düşüyor. Şu ana kadar terör örgütlerinin vesayetindeki partilerin gölgesinde kalan bir ana muhalefetin bu sorumluluğu yerine getirmesinin zor olduğunu gördük. Hiç değilse bundan sonra karşımızda gerçekten Türkiye’nin partisi gibi davranan, yerli ve milli olabilmeyi başaran, sorunun değil çözümün parçası olan bir ana muhalefet görmeyi ümit ediyoruz. Demokrasilerde muhalefetin ne kadar önemli olduğunun bilincinde bir parti olarak böyle bir gelişmeden ancak mutluluk duyuyoruz. Bunun bizim değil, milletimizin talebi olduğunu da belirtmek isteriz. Yapılan reformların, demokratik ve ekonomik kalkınmamızın çarpan etkisi haline dönüşmesini, ülkemizin elde ettiği kazanımların sürekli ileriye taşınmasını da ancak bu şekilde sağlayabiliriz. AK Parti olarak bu doğrultuda bize bir adım gelene beş adım, on adım gitmekte, büyük ve güçlü Türkiye hedefi için ne gerekiyorsa yapmakta asla tereddüt etmeyiz. Cumhur İttifakı ile ülkemizin yakaladığı büyük fırsatı tarihi bir zafere dönüştürme mücadelemizde yanımızda yer alacak herkese yüreğimizde, kollarımızda, kapımızda açıktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının sonunda kongrenin hayırlara vesile olmasını diledi.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler