15 Haziran 2021 Salı
KİMDEN KORKUNUZ KİMLERE SIĞININIZ ÇOCUKLAR…

KİMDEN KORKUNUZ KİMLERE SIĞININIZ ÇOCUKLAR…

Bu yazım da ebeveynlere öğütler hususunda 10 yaş altı çocuklara kol kanat gerebilmenin önemli detaylarına değineceğim.

Tabii ki bir çocuğun rol modelleri anne baba, abla kardeş haricinde -mahalleden, sokaktan ilginç kişilikleri olan- bildikleri, tanıdıkları, uzak yakın akrabalar ve özellikle de öğretmenleridir…

Çocuklar her gün ve her yaş için -sürekli- kendilerine bir rol model edinirler; jest ve mimikleriyle tavır ve davranışlar edinirler… Çocuklar taklitçidir… Kimi büyüklerinin yürümesinden, kiminin oturup kalkmasından, kiminin giyim ve kuşamından ve de kimilerinin, konuşma ve dinleme adaplarından ve hatta imalı tavırlarından bile etkilenirler…

Türk örf ve geleneklerinde terbiye ve görgü evde başlar

Az ya da çok çocuklu her ev başlı başına bir eğitim yuvasıdır… Ve çocuk birçok bilgi ve görgüyü önce evde alır, sonra sokakta; sonra da ilkten sona okullarda ve de ya çalışanı olduğu ya da kurucusu olduğu kurum ve kuruluşlarda alırlar…

Sosyokültürel ve tarihsel konular aile içi sohbetler gibidir… Aileler günden güne aydan aya yeni doğan çocuklarını anlayacakları türden tavır ve ifadelerle -bir davranış uzmanı gibi- eğitir ve kültür dağarcığını genişletirler… Doğrular ve gerçekler konusunda -az ve öz- üç beş kelimelik cümlelerle nasihatlerde bulunurlar; onlara bir öğüt verirken de hiçbir konuda da ne abartırlar ne de yererler…

Çocuklar meraklıdır ve akla gelmeyecek türden sorular sorarlar…  Çocukların merakını gidermek için ebeveynleri onları gerçekler ve doğrular hususunda -sıkça- bilgilendirirler; çocuklarının anlayacağı arı bir dille…

Disiplin ve nasihat çocukların zırhıdır

Analar, babalar, ebeveynler çocuklarınıza genel ahlak kurallarını öğretiniz; yalanın da, hırsızlığın da ve hatta tembelliğinde kötü bir huy şekli olduğunu da… Ve bir hata yaptığında bunu -asla- bir başka kişinin üstüne atmamasını tembihlerler; çünkü ki bu bir iftira suçuna girer…

Bir çocuğa birçok konuda söz verilince sözünde durmasını… Kimseyi arkasından çekiştirmemesin ve bir hata yaptığında da özür dilemesini bilmelidir… Birçok konuda imrendikleri olabilir ama hiçbir konuda kıskançlık yapmamasını da öğrenmelidir…

Çocukların doğuştan ev hayvanlarına karşı bir ilgileri vardır ki -allı yeşilli, çiçekli meyveli, kelebekli kuzulu- doğaya olan sevgi ve saygıları da -doğuştan diyebileceğimiz türden- uyumludur…

Çünkü çocukların ilgi alanları sınırsızdır…

Çocuk “oyun” demektir… Oyunun her türlüsüne anında intibak ederler… Her türlü oyun, çocukların bedensel ve zihinsel gelişmelerini sağlar… Çocuklar -büyüdükçe- neye/nelere meyilli olduklarını gören ebeveynler O’nu o ilgi alanına, o branşa/dala -resim gibi, müzik gibi, alet edevatları çözüp takmak gibi merak alanlarını görünce çocuklarını o mesleki konuya doğru rotalandırırlar…

xxx

İlk kulak çekmeyi, dozu ayarlı ilk silleyi, ilk azarı ve yasağın ne olduğunu ev de; ana babadan, abiden ve abladan öğrenirler…

Ailelerin sosyoekonomik koşulları, gelir gider dengeleri ile sosyokültürel bilgi ve görgüleri, artılı artısız bir etmendir…

Ama aile içi şiddet ile cinsel suistimalleri de unutmamak gerekir

Özellikle 10 yaş altı ve üstü çocuklarınızı varsa iş yerinizi ya da memuriyette çalışan biriyseniz de çocuklarınıza anne ve babaları olarak nerede olduklarını/bulunduklarını ve ne tür bir iş ve görevde olduklarını öğretiniz…

Çocuklarınızı uzun mesafeli yerlere göndermeyiniz

Yaşam alanlarını ve çevrelerini onlara tanıtınız… Fırıncı, bakkal, manav, sütçü gibi küçük iş yerlerinden başlayarak alış veriş yapmaya gönderiniz; biliniz ki hiçbir esnaf küçük bir çocuğu kandırma ve aldatma işleminde bulunmaz… Ve çocuklar -gün be gün- çevre ve sokakları tanırlar; evleri ile okulları arasındaki mesafeyi de… Ve bu çocukların çevre tanıma etkinlikleri günden güne artar ve zaman kavramları da gelişir.

Sokakta, mahallede, caddede, parkta karşıdan gelen bir yetişkinin ve ya bir gencin elinde bir kitap, bir mecmua, bir dergi ya da bir gazete görürseniz onlardan korkmanıza %90 bir neden yoktur…

Biri, 5, 6 ve de 8, 9 yaş civarındaki bir çocuğa; “size bir dondurma ısmarlayayım mı, ya da şu park alanındaki oyuncakçıdan sana bir oyuncak alayım mı?” derse, hemen onun yanından uzaklaşınız tedbirini ve önlemini bir ebeveyn olarak çocuklarınıza öğretmelisinizdir…

Şekere, çikolataya, dondurmaya hiçbir çocuk yok diyemez… Bunları bilmediği insanlardan almamak için, çocuğunuzun cebini asla harçlıksız koymayınız; “candır çeker, nefistir kokar…”

Örgütlü çocuk hırsızları vardır, tecavüzcüsü vardır, organ mafyacıları vardır… ki çocuğu yalnız yakaladıklarında sonunu tahmin bile edemezsiniz…

Bilinen etkili tedbir:

Benim annem ya da babam şu karşıda bana bakıyor” demek… Ya da yan taraftaki bir kalabalığa dönerek; “abi ben burdayım, hemen geliyorum…” Veya da asık bir suratla: “benim param var, ben kendim alırım” ya da “tanımadığım birinin elinden bir şey almam” önlemidir ki, çocuk bu ifadeleri yüksek sesle söyleyince, soysuza/dolandırıcıya ve de çocuk hırsızlarına kaçar adımlarla uzaklaşmaktan başka çare ve yol kalmaz…

Çocuk istismardan, tecavüzden korkmadan emin ve güvenli bir ortamda çocukluğunu yaşayabilmeli…

Özgür açan bir gül gibi yaşam aşılayan bir umut gibi, “yarınlarda ben de varım” diyebilmelidir…

Unutmayınız ki çocuklarımız bizim geleceklerimizdir; kim geleceğini garanti altına almak istemez ki…

6.05.2021 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

BENİM ÜLKEMDE HERKES HERŞEYİ UZMANINDAN İYİ BİLİR…

DOĞAL ÇEVREMİZE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?

YETER DE YETERLİLİK VARDIR…

BİR DÜNYADA EŞİMİZ BENZERİMİZ YOK!

EKONOMİ TOPLUMUN AYNASIDIR…

BİRAZ SORGULAMAYA NE DERSİNİZ?

GİDİŞAT HANGİ MİNVAL ÜZERİNEDİR?

ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

YARIN BAYRAM