Siyaset cephesinde gördüğüm kadarı ile bol toplama, çıkarma içeren, kağıt üstünde bir seçim havası var. Tabi tüm hesaplar da parti ve adaylar açısından kazanmak üzerine. Ama bir o kadar da yanılgı olasılığıyla. Siyasetçilerin görmediği bir şey var. O da yerel seçimde genelin aksine birçok etkenin devreye girmesi en başta da memleketli olması ve memleketi tanıması. Diğer etkenler Büyük şehir belediye başkan adayı, ilçe belediye başkan adayları ya da belediye meclis üyeliği adayları gibi. Dolayısıyla da o listeye bakan seçmen, birisini kendisine yakın hissederse, ona oy verir. Listede hoş görünen bir isim seçmenin tercihini değiştirebilir. Yani parti geçişliliğinin çok daha kolay olduğu bir seçim. Dahası yerel seçimlerde insanlar ya kazanmasını istediği adaya ya da kazanmasını istemediğinin karşısındaki adaya oy veriyorlar.
Öyle olunca da zaten birtakım ittifaklar tabanda kendiliğinden gelişiyor. Resmi ittifak olsun olmasın yerel seçimlerde ittifak tabanda her zaman kendiliğinden oluşur yani kağıt üzerinde değil tabanda ve gönüllerde yapılır. Halkın içinde olan dürüst ve iş yapar algısı olan adaylar yerel seçimde bir adım öne çıkacaklardır. Yerel seçimler hiçbir siyasi parti için çantada keklik değildir. Hele hele son sandık sonuçlarına bakarak alt alta yazıp toplama çıkarmalarla sonucu kestirmek bana göre hiç gerçekçi değil.
SİYASET ARTIK MESLEK
Memlekette herkes her şeyden şikayet ediyor ama iş konuşmaya meseleleri, sıkıntıları anlatmaya gelince kimse ortada yok.
Şimdi seçim olsa bizim memlekette farklı bir sonuç olurmu bilmiyorum ama, siyasette yeni yüzler, genç beyinler yeni fikirler, tarzlar gerek hep aynı hamam aynı tas, aynı tellak nereye kadar. Neden hep konuşmalarda veya bazı olaylarda memleketin sahibi yok deriz. Siyasette genel olarak (Milletvekilliği, Belediye başkanlığı, vs) hep aynı isimler, denenmiş ve başarılı olamamış politikalar. İşte bu memleketin sorunu bu!! Siyasette bir seçim kazanan hizmetten çok gözünü başka şeylere dikiyor. Küçük koltukta oturan büyük koltuğa göz dikiyor. Kendi memleketine bişey kazandıramayanlar kendilerine kazandırıyor. Ve çoğu siyaseti meslek, milletin parasını malı edinmeye başlıyor. Memlekete sahip olma yok.
MUHTAR ADAYLARI DİKKAT
Muhtarlar veya muhtar adayları siyaset yapamaz taraf tutamaz
Hizmet edeceği mahallede her görüşten insan var.
Muhtarın vazifesi her tarafla iyi geçinmektir. Muhtar sadece halkı ve devleti temsil eder, partiyi temsil etmez. Mahalle ve köy muhtarları vatandaşla devletin birimleri arasına köprü olur.
Muhtar kendisine oy verene de vermeyene de eşit mesafede olur. Muhtar iktidara da muhalefete de eşit mesafede olmalı.
Unutmayın vatandaş seçimde kendisini partili gibi gösterene sıcak bakmıyor.
GÜNÜN SÖZÜ
Mide denen o aç gözlü uzva iki lokma daha fazla girsin diye, öne arkaya eğilip, sağa sola yalpalamamalı adam dediğin. Hayatta niçin varsın ?Dik durun ki sizi düşmanınız bile takdir etsin. Derler ki; Toprak altında düz yatmak için, toprak üstünde dik durmak gerek.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Veysel KARAYILAN
SİYASETTE KAĞIT ÜZERİNDE HESAPLAR
Siyaset cephesinde gördüğüm kadarı ile bol toplama, çıkarma içeren, kağıt üstünde bir seçim havası var. Tabi tüm hesaplar da parti ve adaylar açısından kazanmak üzerine. Ama bir o kadar da yanılgı olasılığıyla. Siyasetçilerin görmediği bir şey var. O da yerel seçimde genelin aksine birçok etkenin devreye girmesi en başta da memleketli olması ve memleketi tanıması. Diğer etkenler Büyük şehir belediye başkan adayı, ilçe belediye başkan adayları ya da belediye meclis üyeliği adayları gibi. Dolayısıyla da o listeye bakan seçmen, birisini kendisine yakın hissederse, ona oy verir. Listede hoş görünen bir isim seçmenin tercihini değiştirebilir. Yani parti geçişliliğinin çok daha kolay olduğu bir seçim. Dahası yerel seçimlerde insanlar ya kazanmasını istediği adaya ya da kazanmasını istemediğinin karşısındaki adaya oy veriyorlar.
Öyle olunca da zaten birtakım ittifaklar tabanda kendiliğinden gelişiyor. Resmi ittifak olsun olmasın yerel seçimlerde ittifak tabanda her zaman kendiliğinden oluşur yani kağıt üzerinde değil tabanda ve gönüllerde yapılır. Halkın içinde olan dürüst ve iş yapar algısı olan adaylar yerel seçimde bir adım öne çıkacaklardır. Yerel seçimler hiçbir siyasi parti için çantada keklik değildir. Hele hele son sandık sonuçlarına bakarak alt alta yazıp toplama çıkarmalarla sonucu kestirmek bana göre hiç gerçekçi değil.
SİYASET ARTIK MESLEK
Memlekette herkes her şeyden şikayet ediyor ama iş konuşmaya meseleleri, sıkıntıları anlatmaya gelince kimse ortada yok.
Şimdi seçim olsa bizim memlekette farklı bir sonuç olurmu bilmiyorum ama, siyasette yeni yüzler, genç beyinler yeni fikirler, tarzlar gerek hep aynı hamam aynı tas, aynı tellak nereye kadar. Neden hep konuşmalarda veya bazı olaylarda memleketin sahibi yok deriz. Siyasette genel olarak (Milletvekilliği, Belediye başkanlığı, vs) hep aynı isimler, denenmiş ve başarılı olamamış politikalar. İşte bu memleketin sorunu bu!! Siyasette bir seçim kazanan hizmetten çok gözünü başka şeylere dikiyor. Küçük koltukta oturan büyük koltuğa göz dikiyor. Kendi memleketine bişey kazandıramayanlar kendilerine kazandırıyor. Ve çoğu siyaseti meslek, milletin parasını malı edinmeye başlıyor. Memlekete sahip olma yok.
MUHTAR ADAYLARI DİKKAT
Muhtarlar veya muhtar adayları siyaset yapamaz taraf tutamaz
Hizmet edeceği mahallede her görüşten insan var.
Muhtarın vazifesi her tarafla iyi geçinmektir. Muhtar sadece halkı ve devleti temsil eder, partiyi temsil etmez. Mahalle ve köy muhtarları vatandaşla devletin birimleri arasına köprü olur.
Muhtar kendisine oy verene de vermeyene de eşit mesafede olur. Muhtar iktidara da muhalefete de eşit mesafede olmalı.
Unutmayın vatandaş seçimde kendisini partili gibi gösterene sıcak bakmıyor.
GÜNÜN SÖZÜ
Mide denen o aç gözlü uzva iki lokma daha fazla girsin diye, öne arkaya eğilip, sağa sola yalpalamamalı adam dediğin. Hayatta niçin varsın ?Dik durun ki sizi düşmanınız bile takdir etsin. Derler ki; Toprak altında düz yatmak için, toprak üstünde dik durmak gerek.