Siyasetteki kirliliğin kaynağını arıyorsanız, işte tam da bu atasözünde saklı.
Yarası olan gocunur diye bir laf var ya cuk oturuyor.
Biz ortaya söyleriz yarası olan gocunur.
Bu memlekette.
Yaşayan herkes..
Az çok kendini tanır.
Yarası olan gocunur.
Yarası olmayanın.
Başı ise.
Dimdik ayakta durur.
Derler ki; “Gerçek, acıtır ama yalan öldürür.”
“Acı gerçek can yakar ama esareti bitirir.
Tatlı yalanı dinlemesi çok lezzetlidir ama devlet yıkar”
Birilerine rağmen değil.
Her şeye rağmen yazmaya devam. Yazıların gücü etkisinde.
Sen yazarsın ses fake hesaplardan çıkınca doğru yolda olduğunu anlarsın. Allah bizleri fitne fesat insanlardan korusun.
Siyasette nezaket ve istişare kültürünü taşıyan üslubu düzgün olan baş tacımızdır Hiç bir olaya önyargı ile tarafgirlik gözlüğü ile bakmamak lazım.
Yaranız yoksa gocunmanıza endişe etmenize gerek yoktur.
Kendinize gelin güvey olmayın.
İnsanlar öcü değildir konuşun kendi adınıza açıklamalarda bulunun olmayan şeyleri yazmak kolaycılığa kaçmak, ucuz siyaset olur.
MEMLEKETTE SİYASET
Son birkaç gün içinde gerek iktidar gerekse muhalefet mensupları ile çok sık sohbetimiz oldu.
Gördüğüm şu yanılıyorsam lütfen söyleyin; Memlekette siyaset yapanlarda artık mesele rakiple mücadele ve projeler değil; mesele kendi içindekini tasfiye etme yarışına dönmüş durumda.
Muhalefet veya iktidar fark etmiyor biri daha az biri daha çok bölünmüş durumda; saflaşma parti çizgilerini aşmış öyle bir noktaya gelmiş ki, Tabiri caizse parti partilikten çıkmış kimin eli kimin cebinde belli değil. Bir aklı selim yetkili çıkıp, bize ne oluyor.? Kendimize gelmemiz gerekli ne bu parçalanma bölünme ne işlerle uğraşıyorsunuz demiyor. Yıllarını partiye vermiş parti geleneğinin içinde büyümüş, bedel ödemiş insanlar bugün bir cümle eleştiri yaptığı zaman dışlanıyorlar. Bazı ilçe başkanlarının yanında yönetimi kalmamış bir iki kişi ile partiyi her türlü sıkıntıya sokmaya devam ediyor.
Koltuğa oturan ego ile böl, parçala yönet taktiği uygulayıp etrafını bölüp şahsi menfaat ve hırs ile gereksiz sürtüşmeye girerse ben değil biz demezse sonunda hüsran ve topyekün mağlubiyet olur.
Az olsun benim olsun diyerek ve bunları bile bile siyaset yapıyorlar.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Veysel KARAYILAN
YARASI OLAN GOCUNUR
Siyasetteki kirliliğin kaynağını arıyorsanız, işte tam da bu atasözünde saklı.
Yarası olan gocunur diye bir laf var ya cuk oturuyor.
Biz ortaya söyleriz yarası olan gocunur.
Bu memlekette.
Yaşayan herkes..
Az çok kendini tanır.
Yarası olan gocunur.
Yarası olmayanın.
Başı ise.
Dimdik ayakta durur.
Derler ki; “Gerçek, acıtır ama yalan öldürür.”
“Acı gerçek can yakar ama esareti bitirir.
Tatlı yalanı dinlemesi çok lezzetlidir ama devlet yıkar”
Birilerine rağmen değil.
Her şeye rağmen yazmaya devam. Yazıların gücü etkisinde.
Sen yazarsın ses fake hesaplardan çıkınca doğru yolda olduğunu anlarsın. Allah bizleri fitne fesat insanlardan korusun.
Siyasette nezaket ve istişare kültürünü taşıyan üslubu düzgün olan baş tacımızdır Hiç bir olaya önyargı ile tarafgirlik gözlüğü ile bakmamak lazım.
Yaranız yoksa gocunmanıza endişe etmenize gerek yoktur.
Kendinize gelin güvey olmayın.
İnsanlar öcü değildir konuşun kendi adınıza açıklamalarda bulunun olmayan şeyleri yazmak kolaycılığa kaçmak, ucuz siyaset olur.
MEMLEKETTE SİYASET
Son birkaç gün içinde gerek iktidar gerekse muhalefet mensupları ile çok sık sohbetimiz oldu.
Gördüğüm şu yanılıyorsam lütfen söyleyin; Memlekette siyaset yapanlarda artık mesele rakiple mücadele ve projeler değil; mesele kendi içindekini tasfiye etme yarışına dönmüş durumda.
Muhalefet veya iktidar fark etmiyor biri daha az biri daha çok bölünmüş durumda; saflaşma parti çizgilerini aşmış öyle bir noktaya gelmiş ki, Tabiri caizse parti partilikten çıkmış kimin eli kimin cebinde belli değil. Bir aklı selim yetkili çıkıp, bize ne oluyor.? Kendimize gelmemiz gerekli ne bu parçalanma bölünme ne işlerle uğraşıyorsunuz demiyor. Yıllarını partiye vermiş parti geleneğinin içinde büyümüş, bedel ödemiş insanlar bugün bir cümle eleştiri yaptığı zaman dışlanıyorlar. Bazı ilçe başkanlarının yanında yönetimi kalmamış bir iki kişi ile partiyi her türlü sıkıntıya sokmaya devam ediyor.
Koltuğa oturan ego ile böl, parçala yönet taktiği uygulayıp etrafını bölüp şahsi menfaat ve hırs ile gereksiz sürtüşmeye girerse ben değil biz demezse sonunda hüsran ve topyekün mağlubiyet olur.
Az olsun benim olsun diyerek ve bunları bile bile siyaset yapıyorlar.